Antalya Nekropol Müzesi'nde yaklaşık iki buçuk yıldır müze binasının çatı bölümünde bulunan ağlar nedeniyle yaşandığı görülen kuş ölümlerine karşı başlatılan protesto eylemi 39'uncu gününe girdi.
"Kuş ölümleri durdurulsun" çağrısıyla müze önünde nöbet tutan hayvan hakları savunucuları, tüm doğa ve yaşam savunucularını eylemlerine destek vermeye davet etti. Öte yandan Antalya Büyükşehir Belediyesi ve T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı arasında muhtemel bir ihmalkarlığın olduğu kamuoyunda dillendiriliyor.
Aktivistler, müze çatısında bulunan ağ sisteminin kuşlar için ölüm tuzağına dönüştüğünü savunurken, sorunun uzun süredir devam ettiğini ve kalıcı bir çözüm üretilmediğini dile getirdi.

Çatının bazı bölümlerinin kuş girişine elverişli olduğu tespit edilirken, bu nedenle açıklıkların metal ağ sistemiyle kapatıldığı, ayrıca ultrasonik kuş kovucu sistemlerin kurulduğu fakat kuş ölümlerinin bir türlü önlenmediği hayvanseverler tarafından aktarıldı. Sonra yapılan çalışmalar sırasında metal ağ sistemlerinde ve çatı pencerelerinde açılmalar meydana geldiği, bu nedenle kuşların yeniden çatı içerisine girdiği bilgisinin edinildiği de kaydedildi. Kuş girişlerinin takip edilebilmesi amacıyla çatıyı izleyen ayrı bir kamera sistemi kurulduğu ve yeni girişlerin tespit edilmesi halinde ilave tedbirlerin alınacağı gelen bilgiler arasında.
Hayvan hakları savunucuları ise tüm bu önlemlere rağmen kuş ölümlerinin devam ettiğini öne sürerek, sorunun kalıcı şekilde çözülmesini talep ediyor.
Umutlar tükeniyor
Hayvan Hakları Aktivisti Eda Yılmaz, yaptığı açıklamada; "Bugün burada, bu ülkenin yavaş yavaş kaybettiği vicdanı aramak için toplandık. Tam 39 gündür bu müzenin önündeyiz. Otuz dokuz gün. Bir insanın umudunu tüketmeye yetecek kadar uzun. Ama bir kuşun yaşamını kurtarmaya yetmeyecek kadar kısa görüldü. Çünkü biz beklerken kuşlar bekleyemedi. Onlar ağlara takıldı. Çırpındılar. Can havliyle kanatlarını çırptılar. Kim bilir kaç tanesi son nefesinde gökyüzüne baktı. Belki de özgürlüğünü son kez görmek istedi. Öldüler. Sessizce... Kimsenin duymadığı bir çığlığın içinde. Bugün size bir soru sormak istiyorum. Bir ülke, en savunmasız canlılarını koruyamıyorsa gerçekten güçlü müdür? Kuşları koruyamayan, çocuklarını koruyamayan, kadınlarını koruyamayan, ormanlarını koruyamayan, hayvanlarını koruyamayan... Bir kuşun çırpınışını duyun. Bir çocuğun sessizliğini duyun. Bir kadının korkusunu duyun. Bir köpeğin gözlerindeki çaresizliği görün. Bir ağacın kesilirken çıkardığı sessiz çığlığı hissedin. Çünkü bunların hepsi aynı hikâyenin parçalarıdır."

Aktivistler, Nekropol Müzesi'nin tarihi dokusuna gölge düşüren bu ihmallerin son bulmasını ve kuşların yaşam hakkını güvence altına alacak kalıcı çözümlerin bir an önce hayata geçirilmesini istedi.
Antalya başta olmak üzere Türkiye’nin bir çok ören yerinde bu tarz bir uygulama bulunmamakta. Hayvanseverler Türkiye’deçok sayıda müze ve ören yeri alanında bu uygulama yokken Antalya’da ısrarla devam edilip kuşların ölmesine izin verilmesini sorguluyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: