TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, Antalya ile Konya’yı birbirine bağlayan Antalya–Konya Devlet Yolu’na ilişkin yazılı bir basın açıklaması yayımlayarak projelendirme ve denetim süreçlerine yönelik teknik değerlendirmelerde bulundu.
Projelendirme süreci çok disiplinli bir mühendislik faaliyetidir
Oda tarafından yapılan açıklamada, söz konusu yolun Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından projelendirilip ihale edilen stratejik bir ulaşım aksı olduğu belirtilirken, yol projelendirme süreçlerinin yalnızca teknik çizim faaliyetlerinden ibaret olmadığı vurgulandı. Bu süreçlerin mevzuata, teknik şartnamelere ve bilimsel esaslara dayalı olarak yürütülmesi gereken çok aşamalı bir mühendislik çalışması olduğu ifade edildi.
Açıklamada; güzergah belirleme çalışmalarından jeoteknik etütlere, hidrolojik ve hidrolik modellemelerden drenaj sistemlerine kadar tüm aşamaların eksiksiz yürütülmesi ve idare tarafından titizlikle denetlenmesinin zorunlu olduğu kaydedildi.
Havza yapısı ve taşkın riski göz ardı edilmemeli
Yol kesiminin birden fazla havzanın birleştiği çanak formundaki topoğrafyada yer aldığına dikkat çekilen açıklamada, bu tür alanlarda doğal su akışlarının doğru modellenmemesinin ciddi mühendislik riskleri doğurabileceği belirtildi.
Özellikle yolun düşük kotlardan ve minimal dolgu ile geçirilmesi durumunda, potansiyel göllenme alanlarının dikkate alınmamasının yağışlı dönemlerde alanın geçici göl alanına dönüşmesine neden olabileceği ifade edildi. Maksimum su kotu hesapları ve taşkın senaryoları dikkate alınmadan yalnızca mevcut arazi kotlarına bağlı kalınarak profil oluşturulmasının yaşanan olumsuzlukların temel nedenlerinden biri olabileceği değerlendirildi.
Doğayla uyumlu altyapı yaklaşımı vurgusu
Günümüz altyapı anlayışının yalnızca teknik yeterlilikle sınırlı olmadığına dikkat çekilen açıklamada; yol projelerinin doğal su döngüsünü bozmayan, havza bütünlüğünü koruyan ve ekosistem üzerinde kalıcı tahribat oluşturmayan bir yaklaşımla ele alınması gerektiği vurgulandı.
Doğru kot seçimi, yeterli sanat yapıları, etkin drenaj çözümleri ve taşkın alanlarının korunmasının sürdürülebilir altyapı yatırımları açısından vazgeçilmez unsurlar olduğu ifade edildi.
Şeffaflık ve hesap verebilirlik çağrısı
Proje onay sürecinde imzası bulunan teknik ve idari sorumlular ile ilgili bölge müdürlüklerinin görev ve sorumluluklarının şeffaf biçimde ortaya konulmasının kamuoyunun en doğal hakkı olduğu belirtilen açıklamada, yapım aşamasına geçilmeden önce tespit edilmesi gereken mühendislik eksikliklerinin ihale makamına raporlanmasının zorunlu olduğu kaydedildi.
İMO Antalya Şubesi, yapılacak iyileştirme çalışmalarının geçici çözümlerle sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek; bilimsel esaslara dayalı ayrıntılı hidrolojik etütler, güncel hidrolik modellemeler ve taşkın senaryosu analizleri doğrultusunda revize drenaj ve sanat yapısı projelerinin hazırlanması çağrısında bulundu.
Yorumlar
Kalan Karakter: