Antalya Barosu Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Kurulu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla Antalya Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı. Kurul adına açıklamayı Avukat Gamze Eroğlu gerçekleştirdi.
Avukat Gamze Eroğlu, 8 Mart’ın yalnızca bir anma günü olmadığını belirterek kadınların eşitlik, özgürlük ve adalet taleplerini dile getirdiği bir mücadele günü olduğunu vurguladı.
“8 Mart mücadele günüdür”
Eroğlu açıklamasında: “8 Mart yalnızca bir anma günü değildir; eşitlik, özgürlük ve adalet talebimizin yüksek sesle dile getirildiği bir mücadele günüdür. Kadınların tarihsel olarak maruz bırakıldığı ayrımcılığa, sömürüye ve şiddete karşı direnişin simgesidir. Bugün burada yalnızca sayıları değil; bu sayıların arkasındaki sistematik hak ihlallerini konuşmak için toplandık” dedi.

“2025 yılı kadın cinayetleri açısından ağır bir tablo ortaya koydu”
Eroğlu, kadın cinayetlerine ilişkin verileri de paylaşarak 2025 yılında çok sayıda kadının erkek şiddeti sonucu hayatını kaybettiğini söyleyerek: “Geride bıraktığımız 2025 yılı kadın cinayetleri açısından son derece ağır bir tabloyu ortaya koymuştur. Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’nun raporuna göre 1 Ocak–31 Aralık 2025 tarihleri arasında en az 391 kadın erkekler tarafından katledilmiştir. Bu vakaların 297’si kadın cinayeti, 94’ü ise şüpheli ölüm olarak kaydedilmiştir” dedi.

“Kadınlar en çok kendi evlerinde öldürülüyor”
Kadın cinayetlerinin büyük bölümünün evlerde gerçekleştiğine dikkat çeken Eroğlu, bunun yapısal bir soruna işaret ettiğini ifade ederek “Cinayetlerin gerçekleştiği yerlere bakıldığında kadınların büyük çoğunluğunun kendi evlerinde ya da yaşadıkları alanlarda öldürüldüğü görülmektedir. Kadınların yüzde 64,7’si evlerinde katledilmiştir. Bu tablo açıkça göstermektedir ki kadınlar, en güvende olmaları gereken yerde, en yakınlarındaki erkekler tarafından yaşamdan koparılmaktadır” dedi.
Kadınların çoğu zaman ayrılmak istedikleri veya kendi hayatlarına dair karar almak istedikleri için öldürüldüklerini vurgulayan Eroğlu: “Kadınlar çoğu zaman yalnızca ayrılmak istedikleri, kendi hayatlarına dair karar almak istedikleri ya da ‘hayır’ dedikleri için öldürülmektedir. İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararı, 6284 sayılı Kanun’un etkin uygulanmaması ve cezasızlık pratiği yaşam hakkının korunmasını zayıflatmıştır” dedi.
Antalya Barosu, kadın hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesini sürdüreceklerini vurgulayarak kamuoyuna çağrıda bulundu.
Yorumlar
Kalan Karakter: