Antalya Valiliği tarafından 30 Haziran'da duyurulan ve 1-9 Temmuz tarihleri arasında uygulanacağı belirtilen karar kapsamında; basın açıklamaları, yürüyüşler, stant açılması, imza kampanyaları, bildiri ve broşür dağıtımı gibi çeşitli etkinlikler yasaklandı.
Kararın ardından Antalya Barosu, yasağın hukuki dayanağına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak konuyu yargıya taşıma kararı aldı.
Yürütmenin Durdurulması Talebiyle Dava Açıldı
Antalya Barosu tarafından yapılan açıklamada, yasağın Anayasa ile güvence altına alınan ifade özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını sınırladığı savunuldu.
Baro, Antalya 5'inci İdare Mahkemesi'ne başvurarak söz konusu işlemin yürütmesinin durdurulması ve iptal edilmesi talebinde bulundu. Başvuruda, kararın uygulanmasının telafisi güç hak kayıplarına neden olabileceği ifade edildi.
Baro: "Temel Haklar Anayasal Güvence Altındadır"
Baronun açıklamasında, kent genelini kapsayan yasağın demokratik hakların kullanımını doğrudan etkilediği belirtilerek şu değerlendirmeye yer verildi:
"Antalya ilinin tamamında 9 gün süreyle demokratik hak kullanımlarının yasaklanması, Anayasa ile güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklere yönelik kabul edilemez bir müdahaledir."
Açıklamada ayrıca, Anayasa ile korunan temel hak ve özgürlüklerin idarenin takdirine bağlı olmadığı vurgulanarak, güvenlik gerekçesiyle alınan tedbirlerin hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Yorumlar
Kalan Karakter: