Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, İleri Sağlık Araştırma Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın desteğiyle kurulan merkezde, lösemi ve lenfoma kanser hastalarının tedavisi için gerekli altyapıyı tamamladıklarını bildirdi.
Üniversite olarak her zaman ilklere imza attıklarını belirten Özkan, lösemi ve lenfoma kanserlerinde artık yeni bir tedavi yöntemi olduğunu ve dünyada 7 merkezin bu yöntemi kullandığını belirtti.

Metodun çok yeni olduğunu aktaran Özkan, "Türkiye'de Akdeniz Üniversitesi ile 8'inci ülke olma şerefine nail olacak." dedi.
Hastalara başarı oranı yüksek tedavi uygulanacağını ve hastaların yurt dışına gitmelerinin önleneceğini ifade eden Özkan, yurt dışında pahalı olan uygulamanın devlet ve üniversite imkanlarıyla Türkiye’de yapılabileceğini vurguladı.
"Başarı oranının yüzde 95'in üzerinde olmasını bekliyoruz"
Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli ve İleri Sağlık Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan da kanser tedavisinde dünyada en ileri yöntemler arasında gösterilen CAR-T hücre tedavilerinin üniversite bünyesinde yapılabileceğini söyledi.
Merkezin ekipmanları, teknoloji transferleri ve Ar-Ge için tüm altyapısının tamamlandığını vurgulayan Özkan, şunları kaydetti:
"Bir immünoterapi tedavisi. Şu ana kadar ülkemizde yapılmayıp daha çok hastaların dışarıya gönderildiği veya hastaların kanlarının gönderilip getirildiği bir tedavi yöntemiydi. Bu aşamada hastaların kanları alınacak, bir şekilde laboratuvarda savaşan akıllı hücreleri dönüştürülecek, genetik olarak programlanacak, eklemeler yapılacak, çoğaltılacak ve hastaya verilmesi sağlanacak."

Yaklaşık 8-10 gün sürecek süreç sonunda hastaya tedavisinin planlanacağını ifade eden Özkan, "Bu kısım, mutfak kısmı olacak. Klinik kısmında da arkadaşlarımız tedaviyi uygulayacak. Başarı oranının yüzde 95'in üzerinde olmasını bekliyoruz." dedi.
İnsan vücudunda kanserle savaşan hücrelerin bulunduğunu ancak bu hücrelerin bazen yetersiz geldiğini belirten Özkan, laboratuvarda gerçekleştirecekleri tedavi yöntemiyle kanserle savaşan hücrelerin sayısını artırarak hastalara dondurma işlemi yapmadan taze olarak geri vereceklerini dile getirdi.

Bu yöntemle kişileştirilmiş bir tedavi uygulanacağını ifade eden Özkan, kemoterapi miktarının da azaltılacağını sözlerine ekledi.
Buradaki amaçlarının sağlıklı hücrelere zarar vermeden tedaviyi sağlamak olduğuna dikkati çeken Özkan, "Tabii bunun da az miktarda olsa yan etkileri var. Onlar için de önlemleri almamız gerekiyor. Çünkü çok kuvvetli, sağlam askerler veriyorsunuz. Sağlıklı yerlere, okullara, hastanelere saldırmasın diye. Yani vücudun diğer organlarına saldırmasın diye." diye konuştu.
Prof. Dr. Özkan, şu anda laboratuvarda 4 makinenin bulunduğunu ve gerekirse sayının artırılabileceğini aktardı.
Beş yıldır bunun üzerine çalıştıklarını belirten Özkan, "Beş yıllık emeğin meyvesini alacağız. Bugün itibarıyla tüm ekipmanlar yerleşti, 1 Nisan itibarıyla validasyonun ve ruhsatlandırmasının tamamlanmasını bekliyoruz. 15 Nisan itibarıyla da ilk tedavimizi almayı planlıyoruz." dedi.
Kan kanserinin yaygın gözüken bir hastalık olduğunu kaydeden Özkan, şunları kaydetti:
"Maalesef bazen hem komplikasyonlar hem tedavinin yetersizliği nedeniyle kaybettiğimiz hastalar var. Bu tabi ki acı bir olay. Bu önemli bir tedavi yöntemi olacak, kurtuluş yolu olacak inşallah. Şu anda hastalardan çok fazla talep var, hem ülkemizden hem de yurt dışından. Şu ana kadar biz hastaları yurt dışına gönderirken artık yurt dışından da hastaları kabul etme imkanımız olacak."

Hedeflerinin yıllık 100 hasta olduğunu belirten Özkan, "Şu andaki hedefimiz yıllık 100 hasta minimum ki bu 150 hastaya kadar çıkartılabilir. Ama bunların reaktörlerde hücrenin çoğaltılması ve işlemin tamamlanması 7 gün gibi planlanıyor, bazı hastalarda 9-10 güne kadar çıkabilir." ifadelerini kullandı.
Özkan, aylık 10-12 hasta alabileceklerini ama bunu 4 katına kadar çıkartma potansiyellerinin de bulunduğunu belirtti.
Prof. Dr. Özkan, "İleriki dönemde çok kötü bir seyri olan beyin kanseri gibi tümörler için de inşallah kısa zamanda o proteinlerin transferini, Ar-Ge'sini yapmış olacağız. Bu laboratuvarı daha da geliştirmeye devam edeceğiz." diye konuştu.
Yorumlar
Kalan Karakter: