Krono beslenme
Reklam
Reklam
Uzm. Diyetisyen Hatice Baygut

Uzm. Diyetisyen Hatice Baygut

Sağlık

Krono beslenme

18 Ekim 2021 - 15:02

Tarih boyunca insanlar gündüz saatlerinde beslenip karanlık saatlerde uyumuşlardır. Bu nedenle de vücutlarımız belirli bir zamanın ihtiyaçlarına göre hormon üretecek biçimde evrilmiştir. (örneğin, geceleri melatonin ve gün boyunca kortizol) Ancak, günümüzde modern yaşam her zaman aynı zamanlamaya bağlı kalmamızı engellemektedir.

En popüler konulardan biri olan sirkadiyen sistem, besin alımı ve enerji harcaması dâhil olmak üzere enerji homeostazını düzenlemektedir. Krono-beslenme, endojen sirkadiyen ritim ve metabolizma arasındaki yakın ilişkiyi temel alan ve gelişmekte olan yeni bir disiplindir. Araştırmalar, günlük öğünlerden alınan enerjinin ve beslenme saatlerinin ülkeler ve coğrafyalar arası büyük farklılık gösterdiğini ortaya koymaktadır. Örneğin Kuzey Amerika ve Kuzey Avrupa günlük enerji ihtiyacının çoğunluğunu akşam yemeğinden karşılamaktadır. Ancak aslında kahvaltının günlük enerji alımıma katkısı en yüksek oranda olmalı, devamında öğle yemeği ve akşam yemeği gelmelidir. Birçok çalışma kahvaltının önemini defalarca vurgulamıştır.

Krono-Nütrisyon bir diyet programı değildir.
Beslenmeyle direkt ilişkili olan, gün içerisinde değişen bazı parametrelerden ve bunu diyetimize nasıl uygulayacağımızdan bahsetmek gerekirse;

  • Öncelikle öğün düzeni oluşturmak dengeli bir diyetin temel noktasıdır. Bu nedenle öğünler, 30 dakika erken ya da geç olabilecek şekilde fakat temelde sabit saatlerde yapılmalıdır.
  • Sabah erken saatlerde kafeinli içeceklerin tüketimi iyi bir şeçim değildir. Çünkü bir stres hormonu olan kortizol en yüksek 07.00-09.00 olmak üzere, sabah erken saatlerde çok yüksektir. Bu saatlerde kafeinli içecekler tüketmek ikincil stres hormonlarının üretimini ve bu sayede vücudun stres yükünü artırmaktadır.
  • Sirkadiyen ritmin temelinde gece/gündüz ve uyku/uyanıklık döngüsü bulunmaktadır. B grubu vitaminler sirkadiyen ritmin ve uykunun düzenlenmesinde görev aldığından, uyku kalitesinde sorun yaşayanlar ya da uykusuzluk çekenler B vitamini kaynaklarını yeterli aldığından emin olmalıdır. Özellikle niasin, B6 vitamini, folat ve B12 vitamini uyku düzenlenmesinde oldukça etkilidir. Dolayısıyla tahıllar, yeşil yapraklı sebzeler, süt ve süt ürünlerinin diyette bulunduğundan emin olunmalıdır.
  • Kan şekerinin kontrolünü sağlayan insülin hormonu sabah saatlerinde daha kuvvetli çalışırken, gece etkinliği azalmaktadır. 21:00 gibi etkinliği en aza ulaşan insülin bu saatten itibaren karbonhidrat kaynaklı besinleri yağ olarak depolamaya yatkın davrandığından gece atıştırmalıkları sınırlandırılmalıdır. Özellikle basit şeker içeren paketli gıdalardan bir adım uzak durmak faydalı olacaktır.
  • Mide boşalma hızı akşam saatlerinde yavaşlamaktadır. Ağızdaki tükürük salgısı da gündüz yeterli iken gece azalmaktadır. Sindirim sisteminde oluşan bu değişiklikler günlük ihtiyacımız olan enerjinin yoğun olarak sabah saatlerinde alınması, akşam yemeklerinde de hafif öğünler seçilmesi gerektiğini işaret etmektedir.

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • SÜHEYLA ÖZKAN
    1 ay önce
    beslenmeye dikkat etmenin bu donemde bu kadar onemli oldugunu bilmiyordum. tesekkur ederim