TURİST "ENGEL" TANIMAZ!
Reklam
Reklam
Ömer GÜNGÖR

Ömer GÜNGÖR

TURİST "ENGEL" TANIMAZ!

12 Kasım 2019 - 10:35

İnsanların bir kısmında; ya doğuştan ya da sonradan geçirdikleri bir kaza sonrası vücudunda bir takım “fiziki engeller” oluşabilir.
Bu da onların yaşamlarını değiştirir.
Sana bana kolay gelen işler; onlar için çok zor olabilir.
HAYAT BU
Tüm canlılarda “yaşamak” için zorlu bir mücadele vardır, kendilerince.
“Hayat” her şeye rağmen güzeldir. Sağlıklı insanların bunu fark etmesi biraz zordur ama her hangi bir “engelli” için “hayat” gerçekten çok güzeldir.
Onlar da bulundukları toplumun birer kişisidir. Dışlamak, onları kaderlerine terk etmek çok büyük bir vicdansızlıktır şüphesiz.
Tüm dünya bu gerçeği kabul etmiş ve “engelli” vatandaşları ile ilgilenmeye başlamıştır.
Okuma-yazma dâhil, eğitici ve öğretici ve hatta onların meslek sahibi olmalarını sağlayacak “beceri” kursları açmışlardır. Devletler; onların evlerinde bir “kafes” içinde yaşıyormuş hissine kapılmamaları için; gerekli kolaylıkları tahsis etmek isterler.
BUGÜN DAHA İYİ
Tüm dünyada ekonomik ve teknolojik gelişmeler hızla artmıştır. Her ülke kendi birçok sorunlarını çözerken; “engelli” vatandaşlarını da unutmamıştır. Bugün Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa devletleri ve Japonya gibi refah payı yüksek olan ülkeler; engelli vatandaşları için okullar açmaktadırlar.
TÜRKİYE de bu ülkeler gibi “engelli” vatandaşlarına sahip çıkmıştır.
Çıkartılan kanunlarla; birçok resmi ve özel kurumlarda “engelli” vatandaşlara “iş” bulma imkânı verilmiştir.
Fakat uzun yıllar ulaşımdaki araçlar “engelli” kimselerin yararlanabileceği standartlarda değildi. Araçlara binmek ve inmek adeta mümkün olmuyordu.
Bugün hemen hemen tüm illerdeki ulaşım araçlarından; engelli vatandaşlarımız yararlanabilmektedirler.
Otobüsler,  trenler, tramvaylar bu standarda en çok uyanlar.
Belediyelerimiz engelli vatandaşlar için denize bile girmeleri için özel ekipmanlar kurmaktadırlar.
Umumi WC’lerde bile “engelli” asansörü vardır.
Üstgeçitler de bu asansörlerden vardır.
BELEDİYELER “ENGEL” TANIMAMALI
Maalesef işte Belediyelerimizin “en zayıf olduğu” bir noktadır bu.
Çünkü uygulanan tüm projeler; o şehre yapılan bir ”yama” gibidir.
Hiçbir uygulama “genel” olmamıştır, asla!
•          Yüksek kaldırımlar,
•          Zigzag yapan çizgiler,
•          Kaldırımlara konulan “reklam” panoları veya esnafın koyduğu “nöbetçi ecz.” Türünden tabelalar,
•          Kavşaklarda engelli geçişlerini engelleyen kaldırımlar
•          Vs.
ANTALYA ve ilçelerinde mahalle ve köylerinde bu tür hizmetler hep göstermelik yapılmıştır.
Engelli vatandaşlara tam önem verilmiş olsalar; tüm sokaklar, kavşaklar, araçlar  çok cüzi bir çabayla “engelsiz hale gelebilir.
Onlarda bu hizmetin verilmesini bekliyorlar.
KALEİÇİ “ENGELSİZ” OLMALI
Maalesef Kaleiçi kendi başına bir “belediye” değil. Büyükşehir ile Muratpaşa arasında sıkışmış kalmıştır.
O ona karışmaz, öteki de berikine karışmaz.
Vatandaşlar da onların arasında sıkışmış kalmıştır.
Kaleiçi’nin başka sahipleri de vardır. İşi düşenin karşısına hep “engel” olarak çıkarlar.
İşte bu yüzden Kaleiçi; en yavaş kalkınan bir “eski Antalya’dır” dersek yalan söylemiş olmayız.
“ENGELLİ” NEREDEN
KALEİÇİ’NE GİREBİLİR Kİ?
Ne “görme engelli” ve ne de tekerlekli sandalyedeki bir “engelli” Kaleiçi’ne giremez.
Her kapıda birçok engel vardır. Çünkü bütün girişler “oto” üzerine ayarlanmıştır. Yayaların, turistlerin giriş çıkmalarının bile hiç önemi yoktur.
YILLAR ÖNCE YAZDIM
En çok turist girişi yapılan yer “Üçkapılar”dır. Burası en büyük engellerin de olduğu bir yerdir.
Atatürk Caddesi’nden geldiniz. Bir basamak indiniz. Biraz yürüdünüz. Hoop! en az 15 basamak aşağıya inmeniz gerekli.
Üç kapıların birinden geçtiniz; yukarı çıkmak için de hoop! 15 basamaklı merdivenden çıkmak zorundasınız.
HÂLBUKİ
Ben dedim ki yani “yazdım ki”; “Parkın içinden bir “yol” seviyesinden bir mini “üst geçit yapınız.  Bu köprü parktan, kapının birinin ortasından ve oradan da karşıya Kaleiçi’ne geçilsin” dedim.
Benim oraya yakın bir atölyem var idi. O merdivenden inmeye çalışan yerli yabancı insanları görüyordum.
Yaşlılar, hamileler, bebek arabalı anneler, bastonla yürüyenler ve tekerlekli sandalye ile gelen insanlardı bunlar.
Hâlâ bu işkence devam ediyor maalesef.
TÜM ENGELLİLER
Belediyeden yetkili bir görevli Kaleiçi’ni “engelli” gözüyle veya yanına aldığı bir engelli ile beraber gezip planlar yapıp uygularsa bu iş olur.
Geçen sene Hıdırlık Kulesi önünden başlayan görme engelliler için yapılan sarı plastik levhaları yapıştırıyorlardı.
Hoop! Benim orada bırakıp gittiler!
Sonra ne oldu?
Bakımı yapılmayan tüm levhalar kavladı ve çıktı. Çıkmayanlar da turistlerin ayaklarına takılmaya devam ediyor.
Çıkan plastik levhalar orada burada atılmış vaziyette duruyor.
O kadar Belediye işçisi, memuru, müdürü, başkanları gelip geçiyor da bu çirkinlikleri göremiyorlar!
Ben de buna hayret ediyorum.
HER ŞEYE RAĞMEN
Antalya ve Kaleiçi’ni merak eden turistler “engel tanımadan” gezip görmeye geliyorlar.
Bizim kaldırmadığımız engelleri onlar aşıp geliyorlar.
Helal olsun onlara.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum