ŞU “DUBA/BABA”NIN HALİNE BAKIN!
Reklam
Reklam
Ömer GÜNGÖR

Ömer GÜNGÖR

ŞU “DUBA/BABA”NIN HALİNE BAKIN!

29 Ocak 2019 - 15:19

Konumuz hep Kaleiçi olmuştur ve olacaktır.

Bu haftaki ilk konumuz; Hesapçı Sokak hakkındadır.

Üçkapılar girişinden başlar, tâ Hıdırlık Kulesi’ne kadar uzanır Hesapçı Sokak. Kaleiçi’nin “ana caddesi” gibidir. Bu sokağı kesen birçok sokaklar vardır. Ama ne yerli halk ve ne de turistler her nedense bu ara sokakları pek kullanmazlar! Kullansalar bile ne fark edecek ki?

“Aynı tas, aynı hamam” gibidir Kaleiçi sokakları.

Ha! Bugünkü Kaleiçi; dünkü Kaleiçi’ne hiç benzemez.

İyi ve güzelleşen tarafları vardır dünden bugüne!

İşte Kaleiçi sokaklarını gezmeye gelenler hep bunları görüp mutlu olurlar. Çirkinlik ve kusur aramaya gelmemişlerdir ki oraya!

Bakan’ların, Başkanların, Müdürlerin, turizmcilerin ara sıra da olsa gelip gezdiği Kaleiçi’nde; hangisi “benim gibi” Kaleiçi’ne yakışmayan bazı “çirkin görüntülerin farkına varabilirler ki?

HESAPÇI SOKAK

Kaleiçi’nin en işlek bir sokağıdır. Barlar furyası ile başlayan; sokakları masa sandalye doldurmalarıyla; yeni bir “cazibe merkezi” olup çıkan bir sokaktır.

İtfaiye “Sokakları iyice daralttılar” derken; Belediyelerimiz de bir yarışma nedeniyle o dar olan sokaklara “dev saksılar” koydular.

“Çözüm” üretilemedi!

İtfaiye; kendine başka alternatif yollar bulmuştur herhalde!

TAŞLAR KIRILDI

Üzerinden her gün onlarca ağır vasıtalar geçen sokakta; her halde kırılmayan, çatlamayan hiçbir taş kalmamıştır!

Taşları kırık bozuk olan daha birçok sokaklar var. Üzerine basınca vıcık vıcık çamurlu sular fışkırtan! Ara sıra elden geçirilir ama netice hiç değişmez!

“Bakan yoktur” diyecem ama Turizm Bakanı alınmasın.

Demem odur ki; Kaleiçi’nde kırık dökük, yıkık harap olmuş içine çöpler atılmış nice konaklar varıdır ama bunları görüp; onlara bir çözüm üretecek “bakan” yoktur!

Ağaç saksılar çürüdü. Öylece duruyor.

Sokak taşları oynuyor.     “           “

BU!

Kesik Minare’den sonraki yolda bu “duba/baba” aylardır, yıllardır böyle “iskelet” halinde duruyor!

İşte oradan geçen ve orada yaşayan hiçbir kimse;

“Bu çirkinlik nedir, arayım bir yetkiliyi de tamir etsinler” demiyor.

Binlerce turistin gelip geçtiği bu sokaktaki bu çirkinlik durmaya devam ediyor.

Ama bence;

“Yeter artık! Lütfen birileri görsün ve bu çirkinliği kaldırsın! Sizler adına böyle bir çirkinliği turistlerin görmesinden ben rahatsız oluyorum.”

Umarım; Belediyelerimizin “Basın Büroları” böyle bir mesajı “Aman Başkan görmesin morali bozulmasın” ya da “Aman Müdürleri görmesin fırça atar” deyip saklamazlar.

Benden söylemesi!

:::: ::::

 

BU NASIL ÇÖZÜM?

Ben “bıktım” artık dedim ama yazmasam da olmuyor!

Bazılarının “gözleri bozuk” olsa gerek ki Kaleiçi’ni hep “tozpembe” görmeye devam ediyorlar.

Ama ben ve fotoğraf makinem öyle göremiyoruz bir türlü.

Mesela; İtfaiye’nin “yangın” anında oraya yakın noktalara konulan büyük “musluklar/hidrant” var!

Bunların dolapları hakkında çok yazdım.

Bu defa gözüme; yangın anında gelip hortumlarını takıp kullandıkları “hidrant” denilen itfaiyenin musluk boruları ilişti!

Bu hidrantların iki tarafında hortum takacak “ağızlar” vardır.

Aa! O da ne?

Bu hidrantın iki ağzından birisine; galiba Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nün yaptığı saksı sulamada kullanılmak üzere “su saati” takmamışlar mı?

Ne alaka?

İtfaiye ne yapacak peki? Yangın anında söküp; hortum mu takacak oraya? Anlaşılır gibi değil valla?

“Ben yaptım oldu” hesabı;  “pratik” bir çözüm yapmış olabilirler ama bence yanlış; yanlıştır!

Kaleiçi İtfaiye’si kendi emanetine sahip çıkmalı. Park ve Bahçeler’e ;

“Lütfen başka bir çözüm bulunuz” demelidir.

BÖYLE ORTAKLIK OLMAZ, OLMAMALIDIR!

YORUMLAR

  • 0 Yorum