KUVAYI MİLLİYE DESTANI
Reklam
Reklam
MÜGE BAYOL

MÜGE BAYOL

KUVAYI MİLLİYE DESTANI

13 Nisan 2019 - 11:00

İlk direniş ruhunu yansıtan Kuvayı Milliye Destanı, bugün Türkan Şoray Kültür Merkezi’nde gösterimde olacak. İlk gösterimi İstanbul’da olan oyun, tiyatro camiası tarafından oldukça beğeni toplamış ve ayakta alkışlanmıştır. Sizler de oyunu merak ediyorsanız mutlaka izlemelisiniz.
*****
Kurtuluş Savaşımızı anlatan “Kuvayı Milliye Destanı” benzersiz özellikleriyle ilk ve tektir. Epik şiirinde, Nazım Hikmet, Kuvayı Milliye ve Kurtuluş Savaşı’nı sonsuz söylemiyle yazmıştır. 1939’da Bursa Cevaz evinde başladığı “Kuvayı Milliye Destanı’nı 1941’de tamamlamıştır. Yazmak için Mustafa Kemal’in Büyük Nutkunu iki kere okumuştur. Kuvayı Milliye Destanı Kurtuluş Savaşı Dönemi'nde geçmekte ve Kuvayı Milliye ruhunu yinelemektedir. Epik bir tür olarak geçmesine karşın içinde psikoloji ve drama da yer vermektedir. Hikâyeyi 8 Bap halinde yazan Nazım Hikmet, baplarda Millî Mücadele'de canını hiçe sayan kahramanlarımızın da psikolojik evrelerini şiirselleştirmiştir. Bu karakterler; Karayılan, Kambur Kerim, Arhavili İsmail, Manastırlı Hamdi, Kartallı Kazım, Şoför Ahmet ve Nurettin Eşfak olmak üzere kitabın içinde yer almaktadır.
*****
Sizlere kısaca Kuvayı Milliye ruhu hakkında biraz bilgi vermek istiyorum. Kuvayı Milliye, Mondros mütarekesi sonrası topraklarımızı işgal eden ve ülkemizi parçalamak üzere harekete geçen düşman kuvvetlerine karşı açılan cephelerde çarpışmak üzere teşkilatlanan bölgelerdeki her sınıf ve gruptan halkın oluşturduğu sivil-milis kuvvetleridir. Kuvayı Milliye halkın içinden gelen millî duygular sonucu oluşmuş, meslek, gelir düzeyi, yaş, hatta cinsiyet gibi birçok unsuru dikkate almadan kendiliğinden bir araya gelerek gönüllülük esasına göre oluşmuş silahlı sivil birliklerdir. Kuvayı Milliye sadece Anadolu’nun batı bölgesinde değil, Anadolu’nun her yerinde gerçekleşmiştir. Güneyde Fransız işgaline ve Fransız Ermeni iş birliği ile Türklere yapılan zulüm, hakaret, yağma ve öldürme olaylarına karşı ilk direnme 19 Aralık 1918’de Dörtyol’a bağlı Karakese Köyü’nde olmuş, köy halkı Fransızlara silahlı savunmaya geçmiştir. Bu olay bir kıvılcım olmuş Adana, Antep, Urfa ve Maraş’ta çok iyi organize olmuş Kuvayı Milliye teşkilatları kurulmuş ve işgalcilerle işbirlikçilerine karşı çok büyük mücadele verilmiştir. Vatan topraklarını düşmana karşı korumak, Türk Devleti’nin parçalanarak ortadan kaldırılmasını önlemektir. Ayrıca işgallere müdahale etmeyen ve seyirci kalan yönetime de bir tepkidir. 1919 yılının şartlarında, silahlandırılmış, yerli gayri-müslim çetelerinin, düşman askerleriyle iş birliği yaparak giriştikleri saldırı ve cinayetlere Türk halkının hiç değilse kendi bölgesini savunma düşüncesinden doğmuştur. Kuvayı Milliye’yi ortaya çıkaran bir başka sebep de Ordunun terhis edilmesi ve silahaltında olan az sayıdaki düzenli birliklerin de zayıf ve yetersiz durumda olmalarıdır.
*****
Düşman işgalleri karşısında kendiliğinden oluşan Kuvayı Milliye, Türk milletinin düşman işgal ve saldırılarına boyun eğmeyeceğinin, işgallere karşı koyacağının dünyaya ilanıdır. Bu sivil gruplar verdikleri mücadeleyle de işgalci güçleri kayba uğratarak düşmanın Anadolu içlerine ilerlemelerini yavaşlatmışlar, hatta durdurmuşlardır. Ayrıca ve en önemlisi Türk milletinin organize olmasını, teşkilatlanmasını ve zamanla düzenli orduya geçişi kolaylaştırmış ve bağımsızlığımızı gerçekleştirmiştir.