BAY BIDEN KONUSU BAYDI!
Reklam
Reklam
Derya UĞURAL

Derya UĞURAL

BAY BIDEN KONUSU BAYDI!

19 Ağustos 2020 - 09:55

Konuyu bilmeyen kalmadı… Aralık 2019’da, yani yaklaşık 8 ay önce, Joe Biden’ın New York Times’ta bir röportajı yayınlandı. Aynı röportaj Fox TV’de de gösterildi. Depremin dalgası bize ancak 8 ay sonra ulaştı ve röportajda söylenenler, Türkiye’de tsunami etkisi yarattı. Günlerdir başka konu yokmuş gibi, Biden’la oturup kalkıyoruz.
Öncelikle… Joe Biden kimdir? ABD derin devletinin çok önemli bir ismi olduğu iddia edilen Biden, 1973 yılından itibaren senatörlük yapmaya başladı. 2009’da Obama’nın başkan yardımcısı oldu; 2020 seçimlerinde, Demokrat Parti’nin başkan adayı ve Trump’ın rakibi. Benim gözlemlerime dayanarak oluşturduğum öngörüme göre ise, Kasım ayından itibaren ABD Başkanı…
* * * * * *
Bu parantezden sonra konumuza dönelim… Ne dedi o ünlü röportajda Bay Biden? Uzun bir konuşmanın önemli satır başlarına bakalım:
“Bence yapmamız gereken ona (Erdoğan'a) karşı farklı bir yaklaşım izlemek. Muhalefetin liderlerini desteklediğimizi açık şekilde belirtmeliyiz. Açıkça pozisyonumuzun parlamentoda da yer edinmek isteyen Kürt nüfusun entegrasyonunu sağlamak olduğunu söylemeliyiz.”
“…geçmişte yaptığım gibi, onlarla (muhalefet) doğrudan iletişimde olup, hâlâ var olan unsurlarını destekleyip onları Erdoğan'ı mağlup etmeleri için cesaretlendirebiliriz. Darbe ile değil, darbe ile değil, seçimle.”
“ Yapacağım son şey ona Kürtler konusunda boyun eğmek olurdu. Onunla Kürtler konusunda birkaç kez görüşmüştüm. O dönemde henüz üzerlerine gitmiyorlardı."
“Bölgedeki müttefiklerimizle bir araya gelerek onun bölgedeki faaliyetlerini tecrit etmek bizim için çok çaba gerektiren bir iş. Özellikle de Doğu Akdeniz'deki petrol faaliyetleri gibi uğraşması çok uzun süren birçok diğer konu…”
 
* * * * *
Neymiş efendim? ABD, Türkiye’deki muhalefetle, eskiden beri, doğrudan iletişim halindeymiş. Hangi muhalefettir bu ABD’yle böyle sarmaş dolaş olan, bilmeyen var mı?
Ya da, yine ABD, Kürtler konusunda Türkiye’ye boyun eğmeyecekmiş. Yani bu bölgede bir Kürt devleti kurma ve Türkiye topraklarının bir bölümünün de bu devletin sınırlarına alınması için çaba göstermekten vazgeçmeyecekmiş… Bu konuda biz zaten kendisine gereken yardımı yapmadık mı? Türkiye topraklarından, Suriye’deki Kürt ayrılıkçı teröristlere TIR’lar dolusu silah gönderilmesine izin vermedik mi? Büyük Ortadoğu Projesi’nin eşbaşkanlığını bizzat Erdoğan yürütmedi mi?
Erdoğan’ı, darbeyle değil, seçimle indirecekmiş. Türkiye’deki ve hatta dünyanın birçok yerindeki sayısız darbenin ardında ABD’nin olduğunu; ülkemizde ABD desteği olmadan darbe yapılamayacağını; bunun da ötesinde, bazı seçimlere uzaktan bilgisayarlar aracılığıyla müdahale edilerek seçim sonuçlarının değiştirildiğini ilk defa mı duyuyoruz?
ABD, Doğu Akdeniz’de, kendi mavi vatanımızda petrol aramamızın önüne geçecekmiş… Bu suları ve altındaki doğal kaynakları, Batılı emperyalistlerin çoktan kendi aralarında paylaştıklarını, bunun için de Yunanistan’ı ve Mısır’ı kullandığını da mı bilmiyorduk?
Hepsini biliyorduk… Bilmediğimiz; bu konunun, neden 8 ay önce değil de, ekonominin hızla yokuş aşağı gittiği, işsizliğin yüzde 30’u aştığı, çok cephede savaşın kapımızda olduğu, bunların sonucunda iktidarın büyük güç kaybettiği bu ortamda gündeme getirildiği... Anadolu Ajansı, bu konuyu, 8 ay önce, Türkçe dışındaki dillerde haberleştirmişti. Yani bütün dünya biliyordu, sadece bize özellikle söylenmedi. Zamanı geldiği düşünülünce, konu bir anda bize de servis edildi. Sıklıkla yapıldığı gibi, yine birileri Türk halkının ve muhalefetin önüne bir oyuncak attı, oynayıp duruyoruz. Bu konuyu artık rafa kaldırıp daha önemli ve acil sorunlara odaklanmamız gerektiğini, muhalefet yapmıyor, bari ben hatırlatayım.
 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum