<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/">
    <channel>
        <title>ANTALYA HÜRSES Antalya Haber, Son Dakika, Haber, Akdeniz, NewsPortal - BİLİM-TEKNOLOJİ</title>
        <description>HABER, Antalya Hürses, Antalya&#039;nın nabzını tutan haber portalımızda en son gelişmeleri keşfedin. Gündem, Siyaset, Ekonomi, Turizm, Spor, Magazin, Son Dakika...</description>
        <link>https://www.antalyahurses.com</link>
        <language>tr</language>
        <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 21:44:13 +0300</pubDate>
                                <item>
                <title>24 bin yıldır donmuş halde bulunan canlı yeniden hayata döndü</title>
                                    <description>Sibirya’daki kalıcı don tabakasından çıkarılan mikroskobik canlı, 24 bin yıl sonra yeniden hayata döndürüldü. Üstelik sadece yaşam belirtisi göstermekle kalmadı, çoğalmaya da başladı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim dünyasında sınırları zorlayan bir gelişme daha gündemde. Sibirya’nın donmuş topraklarından çıkarılan mikroskobik bir canlının, on binlerce yıl sonra yeniden hayata döndürülmesi yalnızca bilimsel bir başarı değil, aynı zamanda yaşamın dayanıklılığına dair tüm ezberleri sarsan bir adım olarak değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>Buzun içinden çıkan yaşam</strong></p>

<p>Araştırmacılar, Sibirya’daki permafrost tabakasından aldıkları örneklerde “bdelloid rotifer” olarak bilinen çok hücreli mikroskobik bir canlıya ulaştı. Yaklaşık 24 bin yıl boyunca donmuş halde kalan bu canlı, laboratuvarda kontrollü şekilde çözüldükten sonra yeniden biyolojik aktivite göstermeye başladı. Bu durum, doğanın en zorlu koşullarında bile yaşamın tamamen yok olmayabileceğini ortaya koydu.</p>

<p><strong>Sadece hayatta kalmadı, çoğaldı</strong></p>

<p>Çalışmayı yürüten ekipte yer alan Stas Malavin, elde edilen bulguların sıradan bir olay olmadığını vurguladı. Canlının yalnızca hayata dönmesi değil, aynı zamanda eşeysiz şekilde çoğalmaya başlaması bilim dünyasında büyük yankı uyandırdı. Bu gelişme, hücresel yapının binlerce yıl boyunca zarar görmeden korunabildiğini gösteren en güçlü kanıtlardan biri olarak değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>Kriptobiyoz sınırları yeniden yazılıyor</strong></p>

<p>Bilimsel olarak “kriptobiyoz” adı verilen bu süreçte organizmalar metabolizmalarını neredeyse sıfıra indirerek hayatta kalabiliyor. Ancak bugüne kadar bu kadar uzun süre boyunca bu durumda kalıp yeniden aktif hale gelen çok hücreli canlılara dair örnekler son derece sınırlıydı. Bu keşif, özellikle çok hücreli yaşamın dayanıklılığı konusunda yeni bir dönemin kapısını aralıyor.</p>

<p><strong>Tıp ve uzay araştırmaları için kritik ipuçları</strong></p>

<p>Uzmanlara göre bu gelişme, kısa vadede insanlara uygulanabilir olmasa da uzun vadede büyük sonuçlar doğurabilir. Hücrelerin donma sırasında nasıl zarar görmediğinin anlaşılması, organ nakli, doku saklama ve uzun süreli uzay görevleri gibi alanlarda çığır açabilecek teknolojilerin geliştirilmesine katkı sağlayabilir.</p>

<p><strong>Yaşamın sınırı sandığımızdan çok daha geniş</strong></p>

<p>İncelenen rotifer, mikroskobik boyutuna rağmen sindirim sistemi ve ilkel sinir yapıları barındıran çok hücreli bir organizma. Bu da keşfi daha da önemli hale getiriyor. Çünkü bilim dünyası artık sadece yaşamın ne kadar süre durabileceğini değil, ne kadar karmaşık bir yapının bu süreci atlatabileceğini tartışıyor.</p>

<p>Sibirya’nın buzları altından çıkan bu küçük canlı, bilim insanlarına büyük bir gerçeği bir kez daha gösterdi: Yaşam, sanılandan çok daha dirençli ve esnek olabilir.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.antalyahurses.com/images/media/2026/04/24-bin-yildir-donmus-halde-bulunan-canli-yeniden-hayata-dondu_69ed24203d2de.jpg</image>
                                <category>BİLİM-TEKNOLOJİ</category>
                <author>Haber Merkezi</author>
                <link>https://www.antalyahurses.com/24-bin-yildir-donmus-halde-bulunan-canli-yeniden-hayata-dondu/551750</link>
                <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 23:25:29 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Antalya Teknokent COP 31 sürecinde iş birliğini güçlendiriyor</title>
                                    <description>Akdeniz Üniversitesi Antalya Teknokent, 2026 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP 31) sürecinde iş birliğini güçlendiriyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ve Antalya Teknokent Genel Müdürü, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Derneği (TGBD) Başkanı Dr. İbrahim Yavuz, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çölleşme ve Erozyonla Mücadele (ÇEM) Genel Müdürü Prof. Dr. Kasım Yenigün’ü Akdeniz Üniversitesi ve Antalya Teknokent’te ağırladı. Görüşmede, Antalya’da düzenlenmesi planlanan 2026 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP 31) hazırlıkları kapsamlı şekilde ele alındı. Antalya’nın bu büyük organizasyona en iyi şekilde hazırlanabilmesi için kurumlar arası iş birliği, hazırlık çalışmaları ve organizasyon süreçlerinin etkin yönetimi gibi başlıklar değerlendirildi.</p>

<h3>Güçlü bir akademik katkı</h3>

<p>Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan üniversitelerin bu süreçte üstleneceği role dikkat çekti. Rektör Özkan, bilimsel bilgi üretimi ve bu bilginin sahaya aktarılması noktasında üniversitelerin kritik bir konumda yer aldığını belirterek, COP 31 gibi önemli bir organizasyona ev sahipliği yapacak olmanın hem akademik hem de toplumsal açıdan sorumluluk getirdiğini söyledi. Akdeniz Üniversitesi olarak bu sürece güçlü bir akademik katkı sunmaya devam edeceklerini ifade etti.</p>

<h3>Teknoloji ve inovasyon odaklı bir dönüşüm fırsatı</h3>

<p>Antalya Teknokent Genel Müdürü, TGBD Başkanı Dr. İbrahim Yavuz, Antalya’nın sahip olduğu potansiyelin bu tür uluslararası organizasyonlar için büyük bir avantaj sunduğunu belirterek, COP 31 sürecinin yalnızca bir organizasyon değil, aynı zamanda teknoloji ve inovasyon odaklı bir dönüşüm fırsatı olduğunu vurguladı.</p>

<h3>Üniversite, kamu ve özel sektör iş birliği</h3>

<p>Toplantının bir diğer önemli gündem maddesi Rio Sinerji Eylem Ajandası oldu. Üniversite, kamu ve özel sektör iş birliğinin artırılması, çevre dostu teknolojilerin geliştirilmesi ve sürdürülebilir çözümlerin yaygınlaştırılması konuları ele alındı. Antalya Teknokent’in sahip olduğu Ar-Ge ve inovasyon kapasitesiyle bu sürece önemli katkılar sağlayabileceği belirtildi.</p>

<h3>Teknoloji geliştirme bölgelerinin COP 31’e aktif katılımı</h3>

<p>Ayrıca, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Derneği (TGBD) iş birliği çerçevesinde Türkiye genelindeki teknoloji geliştirme bölgelerinin COP 31 hazırlık sürecine daha aktif şekilde dahil edilmesi konusu gündeme geldi. Antalya Teknokent Genel Müdürü, TGBD Başkanı Dr. İbrahim Yavuz ile yapılan görüşmede, ortak projeler geliştirilmesi, bilgi paylaşımının artırılması ve iyi uygulama örneklerinin yaygınlaştırılması konularında değerlendirmelerde bulunuldu.</p>

<p>Ziyaretin sonunda, Antalya’nın ev sahipliği yapacağı COP 31 sürecinin hem şehir hem de ülke adına önemli bir fırsat olduğu vurgulandı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.antalyahurses.com/images/media/2026/04/antalya-teknokent-cop-31-surecinde-is-birligini-guclendiriyor.jpg</image>
                                <category>BİLİM-TEKNOLOJİ</category>
                <author>Barış Can Safa</author>
                <link>https://www.antalyahurses.com/antalya-teknokent-cop-31-surecinde-is-birligini-guclendiriyor/550550</link>
                <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 12:01:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Büyükşehir’den teknoloji meraklısı gençlere yapay zeka eğitimi</title>
                                    <description>Büyükşehir Belediyesi &#039;AI Weekend Antalya 2026&#039; etkinliğiyle gençleri yapay zekayla buluşturdu. HUB Antalya Girişimcilik Merkezi’nde gerçekleştirilen eğitime gençler yoğun ilgi gösterdi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi 'AI Weekend Antalya 2026' eğitimi, 28- 29 Mart tarihlerinde HUB Antalya Girişimcilik Merkezi’nde yapıldı. Yapay zekayı yalnızca teorik bir konu olmaktan çıkarıp, üretim odaklı bir araca dönüştürmeyi amaçlayan eğitim programında, alanında uzman eğitmenler önemli bilgiler paylaştı. Eğitmenler, yapay zekanın gelecekte hemen her sektörde aktif olarak kullanılacağına dikkat çekti. Yoğun katılımla gerçekleşen etkinlikte, katılımcılar hem teorik bilgiler edindi hem de uygulamaya yönelik deneyim kazanma fırsatı buldu.</p>

<h3>KATILIMCILAR YAPAY ZEKAYLA İÇERİK ÜRETTİ</h3>

<p>Eğitmenlerden Mert Kaplan, gençlere yapay zekayla üretilebilecek içeriklere ilişkin bilgiler verdi. Kaplan, katılımcılara yapay zeka kullanarak fotoğraf ve video üretiminin yanı sıra, farklı oturumlarda hava durumu verilerinin alınarak otomatik e-posta gönderimi gibi uygulamaların da gerçekleştirilebileceğini aktardı.</p>

<h3>YAPAY ZEKA İLE İLK DENEYİM HEYECANI</h3>

<p>Etkinliğe katılım sağlayan Funda Mintemur, eğitimin kendisi için oldukça verimli geçtiğini belirtti. Mintenur "Bu program sayesinde hem yeni insanlarla tanışıp güzel bağlantılar kurduk hem de yapay zekayı daha yakından tanıma fırsatı buldum. Aslında yapay zekanın hayatımızın birçok alanında zaten yer aldığını biliyordum ama bu eğitimle birlikte günlük yaşamımıza nasıl dokunduğunu ve ne gibi kolaylıklar sağladığını çok daha iyi anladım. Özellikle promptlar ve modeller üzerinden içerik üretimi denemek benim için oldukça ilginçti. Verdiğim bir komutla karda yürüyen bir kız görseli oluşturmak gerçekten farklı ve etkileyici bir deneyimdi. Bu süreç bana yapay zekanın doğru kullanıldığında hayatımıza ciddi anlamda değer katabileceğini gösterdi" dedi.</p>

<h3>'DENEYİMLİ EKİPLERDEN EĞİTİM ALDIK'</h3>

<p>Adil Ataşahin ise eğitimde güncel yapay zeka programları hakkında bilgiler verildiğini belirterek, "Arkadaşlarımızla hem tartıştık hem de yeni otomasyonları geliştirdik. Ben biraz daha basitten başlamak istedim. Ürettiğim ilk şey bir köpek görseliydi. İlk etapta arka planını kış mevsimine çevirdim. Ardından da köpeğin mutlu bir şekilde dolaşmasını sağlayacak bir komut ürettim. İleride daha iyi şeyler yapacağıma inanıyorum" diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.antalyahurses.com/images/media/2026/03/buyuksehirden-teknoloji-meraklisi-genclere-yapay-zeka-egitimi.jpg</image>
                                <category>BİLİM-TEKNOLOJİ</category>
                <author>Barış Can Safa</author>
                <link>https://www.antalyahurses.com/buyuksehirden-teknoloji-meraklisi-genclere-yapay-zeka-egitimi/550396</link>
                <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 13:12:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Uydu destekli sistemler tehlike sinyallerini dakikalar içinde tespit ediyor</title>
                                    <description>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Denizcilik Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Ana Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi’nin (AAKKM) 2025 yılı boyunca 634 deniz arama kurtarma operasyonu gerçekleştirildiğini bildirdi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Denizcilik Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Ana Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi’nin (AAKKM) 2025 yılı çalışmalarına ilişkin açıklamada bulundu. Bakan Uraloğlu, 2025 yılı boyunca AAKKM koordinasyonunda 634 deniz arama kurtarma operasyonu gerçekleştirildiğini bildirdi. Gerçekleştirilen bu operasyonlarda toplam 7 bin 861 kişi sağ, 101 kişi ise yaralı olarak kurtarıldı.<br />
Bakan Uraloğlu, AAKKM’nin modern teknik altyapısı ve uzman personeliyle Türkiye’nin arama kurtarma sorumluluk sahasında meydana gelen deniz ve hava kazalarına yönelik faaliyetleri koordine ettiğini belirterek, "Merkezimiz aynı zamanda dünyanın herhangi bir yerinde tehlike altında bulunan Türk bayraklı veya Türk vatandaşlarını taşıyan deniz ve hava araçlarına ilişkin durumlarda da ilgili ülkelerin arama kurtarma birimleriyle gerekli koordinasyonu sağlıyor; hafta sonu ve resmî tatiller dahil olmak üzere 7 gün 24 saat esasıyla görev yapıyor" ifadelerini kullandı.<br />
Türkiye’nin uydu destekli arama kurtarma sistemleriyle operasyonlara çok daha hızlı müdahale edebildiğini ifade eden Bakan Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:<br />
"Uluslararası Uydu Yardımlı Arama Kurtarma Sistemi COSPAS-SARSAT, tehlike sinyali gönderen gemi, uçak ve kişilerin kimlik ve konum bilgilerini süratle tespit ediyor. Uydu destekli sistemimiz sayesinde müdahale ekipleri hızla harekete geçebiliyor. Bu sistem sayesinde acil durum sinyallerini dakikalar içinde doğrulayabiliyor, yüksek hassasiyetle tespit edilen konum verileri sayesinde arama kurtarma ekiplerini kısa sürede olay yerine yönlendirebiliyoruz."<br />
Türkiye’nin Görev Kontrol Merkezi (MCC) bulunan 36 ülke arasında yer aldığını belirten Uraloğlu, "Kendi sorumluluk sahamıza ilaveten İran, Irak, Afganistan, Gürcistan ve Ukrayna’ya da Türk MCC üzerinden ücretsiz hizmet sunuyoruz. Yeni ülkelerin hizmet kapsamına alınmasına yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi.<br />
 </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.antalyahurses.com/images/media/2026/03/uydu-destekli-sistemler-tehlike-sinyallerini-dakikalar-icinde-tespit-ediyor_69c918819e464.jpg</image>
                                <category>BİLİM-TEKNOLOJİ</category>
                <author>Barış Can Safa</author>
                <link>https://www.antalyahurses.com/video/uydu-destekli-sistemler-tehlike-sinyallerini-dakikalar-icinde-tespit-ediyor/550366</link>
                <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 15:17:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Marmaris’te uzay ve teknoloji heyecanı</title>
                                    <description>Muğla’nın Marmaris ilçesinde bilim ve teknolojiye ilgi duyan gençleri bir araya getiren TUA Astro Hackathon Muğla 2026 başladı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Muğla Valiliği tarafından ilan edilen Gençlik Yılı kapsamında Marmaris Kaymakamlığı ve Marmaris İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün destek verdiği organizasyon, Halıcı Ahmet Urkay Anadolu Lisesi öncülüğünde gerçekleştiriliyor. Programa Marmaris Kaymakamı Nurullah Kaya, Kaymakam Refiki Birkan Göktaş, Muğla İl Milli Eğitim Müdürü Emre Çay, Marmaris İlçe Milli Eğitim Müdürü Serap Aksel ile kurum temsilcileri ve davetliler katıldı.</p>

<p>Etkinlik, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından Türkiye Uzay Ajansı tarafından hazırlanan Astro Hackathon tanıtım videosu izlendi. Açılış konuşmasını Halıcı Ahmet Urkay Anadolu Lisesi öğrencisi ve Muğla il yerel lideri Tuana Yapıcı yaptı. Sonrasında protokol üyeleri öğrencilere hitap ederek bilim ve teknoloji alanındaki çalışmaların önemine dikkat çekti. Marmaris Kaymakamı Nurullah Kaya, gençlerin bilim ve teknoloji alanındaki üretimlerinin önem taşıdığını belirterek, bu tür projelere destek vermeyi sürdüreceklerini ifade etti.</p>

<p>Konuşmaların ardından hackathon resmen başlarken, protokol üyeleri sınıfları ziyaret ederek öğrencilerin geliştirdiği projeleri yerinde inceledi, çalışmalar hakkında bilgi aldı. Türkiye genelinde 37 ilde eş zamanlı gerçekleştirilen organizasyona Muğla’dan 50 takım ve yaklaşık 200 öğrenci katılıyor. Muğla’da ilk kez düzenlenen etkinlikte gençler, teknoloji ve takım çalışmasını bir araya getiren projeler üzerinde çalışıyor.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.antalyahurses.com/images/media/2026/03/marmariste-uzay-ve-teknoloji-heyecani.jpg</image>
                                <category>BİLİM-TEKNOLOJİ</category>
                <author>Barış Can Safa</author>
                <link>https://www.antalyahurses.com/marmariste-uzay-ve-teknoloji-heyecani/550364</link>
                <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 15:14:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Muğla’da teknoloji seferberliği</title>
                                    <description>Menteşe Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü ve Deneyap Teknoloji Atölyesi iş birliğiyle başlatılan &quot;Geleceğin Yıldızları&quot; programı, Muğlalı gençleri yarının dünyasına hazırlıyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Gençlerin teknolojiyle buluşmasını ve yerli üretim vizyonuna katkı sunmasını hedefleyen "Geleceğin Yıldızları" programı kapsamında Muğla genelinde kapsamlı bir eğitim seferberliği ilan edildi. Uluslararası Gençlik Merkezi bünyesinde yürütülecek olan program, geleceğin mühendis, yazılımcı ve tasarımcılarını yetiştirmeyi amaçlıyor.</p>

<p>Katılımcı öğrenciler, 36 ay boyunca devam edecek olan eğitim süresince hiçbir ücret ödemeyecek. Müfredat kapsamında; Yazılım Geliştirme, Robotik Kodlama, Grafik ve Ürün Tasarımı, Mühendislik Uygulamaları gibi kritik alanlarda hem teorik hem de atölye temelli uygulamalı eğitimler verilecek. Öğrenciler sadece öğrenmekle kalmayıp, kendi projelerini geliştirerek teknoloji üretim süreçlerine dahil olacak.</p>

<p>Geleceğin teknoloji lideri olmak isteyen adaylar için başvuru şartları belirli sınıf seviyelerine göre düzenlendi. Başvurular 30 Mart 2026 tarihine kadar devam edecek. Adaylar, başvuru süreci ve tüm detaylı bilgilere Deneyap Türkiye platformu üzerinden ulaşabiliyor.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.antalyahurses.com/images/media/2026/03/muglada-teknoloji-seferberligi.jpg</image>
                                <category>BİLİM-TEKNOLOJİ</category>
                <author>Barış Can Safa</author>
                <link>https://www.antalyahurses.com/muglada-teknoloji-seferberligi/550172</link>
                <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Yapay zeka ile görsel üretim atölyesi başlıyor</title>
                                    <description>Muratpaşa Belediyesi, 15-19 yaş arası gençlere yönelik olarak Abdullah Sevimçok Sivil Toplum ve İnovasyon Merkezi’nde (ASSİM) yapay zeka ve görsel üretim odaklı bir atölye programı düzenliyor. Fotoğraf, video ve yapay zeka destekli görsel üretim alanlarına odaklanan program, gençlerin dijital becerilerini geliştirmeyi hedefliyor. Başvurular 2 Nisan’da sona erecek.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>'Geleceği Tasarlayanlar' başlıklı dört hafta sürecek uygulamalı eğitimde; fotoğrafın temelleri ve görme sanatı, ışık ve kompozisyon, video çekimi, yapay zeka ile görsel üretimi, prompt mühendisliği ile yapay zeka destekli müzik ve içerik üretimi gibi başlıklar ele alınacak.</p>

<p>'Yapay Zekanın Mimarları' başlıklı eğitim ise yapay zeka mühendisi Emin Tıraş liderliğinde düzenlenecek. Dört haftalık bu programda, büyük dil modellerinin (LLM) temelleri, gelişmiş prompt mühendisliği ve multimodal içerik üretimi konuları işlenecek.</p>

<p>Akdeniz Toplum Gönüllüleri Vakfı iş birliği ile gerçekleşen eğitime başvurular 24 Mart ile 2 Nisan tarihleri arasında yapılabilecek. Kontenjanı 60 kişiyle sınırlı olan program, 4 Nisan Cumartesi günü başlayacak. Detaylı bilgi ve başvuru için '0 242 322 52 70' numaralı telefon hattı üzerinden iletişime geçilebilecek.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.antalyahurses.com/images/media/2026/03/yapay-zeka-ile-gorsel-uretim-atolyesi-basliyor.jpg</image>
                                <category>BİLİM-TEKNOLOJİ</category>
                <author>Barış Can Safa</author>
                <link>https://www.antalyahurses.com/yapay-zeka-ile-gorsel-uretim-atolyesi-basliyor/550137</link>
                <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 12:08:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Corendon Airlines’ten teknoloji şirketiyle stratejik bir iş birliği</title>
                                    <description>Corendon Airlines, program ve slot yönetimi yetkinliklerini güçlendirmek amacıyla havacılık teknolojileri şirketi Optifly ile stratejik bir iş birliğine imza attı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>İlklerin havayolu şirketi Corendon Airlines, dijital dönüşüm stratejisi doğrultusunda, Optifly’ın yeni nesil Schedule & Slot Management çözümünü (OptiSched, OptiSlots ve OptiAI dahil) operasyonlarına entegre etmeye hazırlanıyor. Bu adımla Corendon Airlines, söz konusu çözümü kullanan ilk havayolu şirketi olacak. Hayata geçirilen bu iş birliği; şirketin iç planlama süreçlerini daha güçlü, şeffaf ve veri odaklı hale getirirken, ölçeklenebilir ağ yönetimi yaklaşımını da destekliyor. Etkin program planlaması ve profesyonel slot koordinasyonu, Corendon Airlines’ın sürdürülebilir büyüme stratejisinin temel unsurları arasında yer alıyor.</p>

<p>Corendon Airlines Network Planning & Scheduling Başkanı Thomas Weimann konuyla ilgili şunları söyledi:</p>

<p>"Optifly, geleneksel bir planlama aracının ötesine geçerek planlama, entegre akıllı çözümler ve ileri optimizasyonu bir araya getiren modern bir platform sunuyor. Bu sayede program değişikliklerini çok daha hızlı hayata geçirebiliyor, büyüme planlarımızı şekillendirirken veya operasyonel değişimlere yanıt verirken farklı senaryoları etkin şekilde değerlendirebiliyoruz. Aynı zamanda güçlenen slot yönetimi kabiliyetlerimiz ve gelişmiş raporlama araçları sayesinde operasyonel verimliliğimizi artırıyor, riskleri azaltıyor ve ağımızın ticari performansını daha ileriye taşıyoruz."</p>

<p>Optifly CCO’su Daniel Mulcahy ise iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde "Corendon, operasyonel yapısı ve iş modeliyle birlikte çalıştığımız birçok havayolundan ayrışıyor. Güçlü tur operatörü ilişkilerine sahip, tatil odaklı havayolları; sezonluk ağları ve dinamik operasyonel ihtiyaçları yönetebilecek esnek planlama sistemlerine ihtiyaç duyar. Corendon’un planlama altyapısını modernize ederken, bugünün teknolojisini geleceğin optimizasyon yetenekleriyle buluşturan platformumuzla desteklemekten memnuniyet duyuyoruz" ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.antalyahurses.com/images/media/2026/03/corendon-airlinesten-teknoloji-sirketiyle-stratejik-bir-is-birligi.jpg</image>
                                <category>BİLİM-TEKNOLOJİ</category>
                <author>Barış Can Safa</author>
                <link>https://www.antalyahurses.com/corendon-airlinesten-teknoloji-sirketiyle-stratejik-bir-is-birligi/549755</link>
                <pubDate>Tue, 17 Mar 2026 14:09:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Bayraktar: &quot;Enerjide Tam Bağımsız Türkiye yolunda her halkayı bir bir tamamlıyoruz&quot;</title>
                                    <description>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, &quot;Osman Gazi FPU dahil sondaj ve sismik gemilerimizin, deniz altı sistemlerimizin ve kritik ekipmanlarımızın bakım, onarım ve test süreçlerini kendi mühendislik kapasitemizle yürütüyoruz. Enerjide tam bağımsız Türkiye yolunda zincirdeki her halkayı bir bir tamamlıyoruz&quot; dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Türk enerji filosu, bir yandan Karadeniz’deki operasyonlarına aralıksız devam ederken diğer taraftan da Çağrı Bey Derin Deniz Sondaj Gemisi ile Somali açıklarında petrol aramaya hazırlanıyor. Uluslararası arenada operasyon yürütme kabiliyetine erişen enerji filosunun arkasında ise çok güçlü stratejik bir altyapı bulunuyor. Filyos Bakım Merkezi, sadece filodaki gemilerin değil her türlü ekipmanın da operasyonlara hazır halde tutulmasında görev üstleniyor.</p>

<h3>Yıldırım ve Osman Gazi sahaya çıkacak</h3>

<p>Zonguldak Filyos Limanı’nda kurulan Filyos Bakım Merkezi’nde, bugünlerde hummalı çalışmalar yürütülüyor. Merkez, filonun yeni üyelerinden olan ve boğazları geçtiği için kulesi sökülen Yıldırım’ı sefere hazır hale getirmeye çalışırken Türkiye’nin ilk yüzer üretim platformu Osman Gazi’yi de Sakarya Gaz Sahası’ndaki görevine hazırlıyor. Yıldırım’ın nisan ayında Karadeniz’deki ilk görevine uğurlanması bekleniyor. Osman Gazi’nin de yılın üçüncü çeyreğinde göreve başlaması planlanıyor.</p>

<h3>Çok amaçlı merkez</h3>

<p>Toplamda 60 bin metrekare alana kurulu olan Filyos Bakım Merkezi, enerji filosundaki gemilerin, deniz altı sistemleri ve çeşitli ekipmanlarının bakım, test ve revizyon işlemlerini gerçekleştiriyor. Merkez bünyesinde talaşlı imalat, kaynak, kumlama-boya ve yüzey kaplama atölyeleri bulunuyor. Ayrıca hidrolik, elektrik ve tahribatsız muayene birimleri ile birlikte sondaj ekipmanları ve gemi pervanelerine yönelik bakım çalışmaları da yürütülüyor.</p>

<h3>Özel test havuzları</h3>

<p>Merkezde sondaj makinesi test düzeneği ile sualtı robotları ve kuyu başı kontrol ekipmanlarının test edildiği özel test havuzları yer alıyor. Bu altyapı sayesinde sahada kullanılacak ekipmanlar operasyon öncesinde kapsamlı test süreçlerinden geçiriliyor.</p>

<h3>Uluslararası standartlarda</h3>

<p>Filyos Bakım Merkezi’nde tüm faaliyetler, petrol ve doğal gaz endüstrisinde kabul gören uluslararası kalite ve teknik standartlar çerçevesinde yürütülüyor. API Q1 ve API Spec 7-2 başta olmak üzere uygulanan standartlar bakım ve test süreçlerinde güvenlik, kalite ve operasyonel sürekliliğin temel dayanağını oluşturuyor.</p>

<h3>Daima hazır</h3>

<p>Filyos Bakın Merkezi sayesinde başta derin deniz sondaj gemileri ve sismik araştırma gemileri olmak üzere Türk enerji filosunun her bir parçası göreve hazır halde tutuluyor. Merkez, bakım sürelerini kısaltırken operasyonel verimliliği arttırıyor. Böylece hem bu alandaki dışa bağımlılık azaltıyor hem de maliyetler en aza indiriyor.</p>

<p>Bakan Bayraktar, Filyos Bakım Merkezi’ne ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı videolu paylaşımda şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Mavi vatan ve ötesinde arama ve üretim kabiliyetimizin sürekliliği, karada kurduğumuz güçlü bakım ve hazırlık altyapısıyla sağlanıyor. Enerji filomuzun yuvası haline gelen Filyos Bakım Merkezimizde, Osman Gazi FPU dahil sondaj ve sismik gemilerimizin, deniz altı sistemlerimizin ve kritik ekipmanlarımızın bakım, onarım ve test süreçlerini kendi mühendislik kapasitemizle yürütüyoruz. Bu merkezle dışa bağımlılığı azaltıyor, operasyonel sürekliliği güçlendiriyor ve yüksek katma değerli teknik hizmetleri ülkemizde üretir hale geliyoruz. Enerjide Tam Bağımsız Türkiye yolunda her halkayı bir bir tamamlıyoruz."</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.antalyahurses.com/images/media/2026/03/bakan-bayraktar-enerjide-tam-bagimsiz-turkiye-yolunda-her-halkayi-bir-bir-tamamliyoruz.jpg</image>
                                <category>BİLİM-TEKNOLOJİ</category>
                <author>Barış Can Safa</author>
                <link>https://www.antalyahurses.com/bakan-bayraktar-enerjide-tam-bagimsiz-turkiye-yolunda-her-halkayi-bir-bir-tamamliyoruz/549647</link>
                <pubDate>Sun, 15 Mar 2026 14:11:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Yapay zekada küresel yarış: Çin hızla yaklaşıyor</title>
                                    <description>Amazon’un Türk yöneticisi Dr. Ruhi Sarıkaya, Yıldız Teknik Üniveristesi’nde verdiği konferansta yapay zekanın geleceğine ilişkin açıklamalar yaptı. Çin’in bu alanda hızla ilerlediğini belirten Sarıkaya ABD’nin çip ambargosuna rağmen 10 yıl sonra dengelerin değişebileceğini vurguladı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Amazon Alexa Yapay Zeka Başkan Yardımcısı Dr. Ruhi Sarıkaya, yapay zekada küresel rekabetin hızla derinleştiğini söyledi. Sarıkaya, ABD’nin çip ambargosu uyguladığı Çin’in yapay zekada çok hızlı ilerlediğini belirterek, "10 sene içinde ABD’yi yakalayacak çipler inşa edebilirler" dedi.</p>

<p>YTÜ Davutpaşa Kampüsü Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen "Yapay Zekada Yeni Dönüşüm" başlıklı konferansı öğrencilerin ve akademisyenlerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Dr. Ruhi Sarıkaya’nın yapay zekanın geleceği, küresel teknoloji rekabeti ve girişimcilik ekosistemine dair değerlendirmeleri ilgi gördü. YTÜ Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik’in de katıldığı programda Sarıkaya, öğrencilerin sorularını da cevapladı.</p>

<h3>"AI ABD için varoluşsal bir mesele"</h3>

<p>Alexa’da 700 kişilik yapay zeka ekibine liderlik yapan Dr. Ruhi Sarıkaya, yapay zekanın artık yalnızca bir teknoloji alanı değil, ülkeler arasında stratejik rekabetin merkezinde yer alan bir güç olduğunu söyledi. ABD’nin yapay zekayı "varoluşsal bir mesele" olarak gördüğünü belirten Sarıkaya, hükümetin bu alanda hızlı ilerlemeyi destekleyen bir yaklaşım benimsediğini ifade etti.</p>

<h3>"Yapay Zeka kimin elindeyse dünyayı o yönetecek"</h3>

<p>Sarıkaya, şöyle konuştu:</p>

<p>"Amerika’nın yaklaşımı, ‘mümkün olduğunca engelleri kaldırın ve olabildiğince hızlı ilerleyin.’ Çünkü yapay zekayı kim kazanırsa dünyayı o yönlendirecek düşüncesi var. Avrupa ise uzun süre bunun tam tersini yaptı. Hatta bu durumu anlatan bir ifade var: ‘Amerika yenilik üretir, Avrupa düzenleme yapar.’ Avrupa teknoloji henüz filizlenmeden düzenlemelere odaklandı. Bunun sonucu olarak Avrupa’da çok güçlü üniversiteler ve çok yetenekli insanlar olmasına rağmen, birçok girişimci şirketlerini Amerika’da kurmayı tercih etti. Çünkü yoğun düzenlemeler start-up’ların enerjisinin büyük bölümünü mevzuata uyum sağlamaya harcamasına yol açabiliyor."</p>

<h3>"Çin 10 sene içinde kendi çipini inşa edebilir"</h3>

<p>Çin’in de yapay zeka alanında hızla yükseldiğini vurgulayan Sarıkaya, akademik çalışmaların önemli bir bölümünün Çin’den geldiğini ifade ederek, "Çin’in geliştirdiği modeller, Amerika’nın yaklaşık 9 ay gerisinde. Çin bu alanda çok güçlü bir şekilde ilerliyor. Ancak Çin’in karşılaştığı en büyük darboğaz ileri çip teknolojisi. Nvidia’nın en yeni çiplerini kullanamıyorlar ve daha eski versiyonlarıyla çalışıyorlar. Huawei kendi çiplerini geliştirmeye çalışıyor ama çip teknolojisi derin mühendislik bilgisi gerektiren ve yıllar içinde oluşan bir birikim. Bu nedenle kısa vadede Nvidia seviyesine ulaşmaları zor görünüyor. Fakat 10 sene içinde bir önceki versiyonunu yakalayarak çipler inşa edebilirler" diye konuştu.</p>

<h3>Geleceğin sorusu: ABD’ye mi Çin’e mi bağımlısın</h3>

<p>Bugün ileri seviyedeki bir yapay zeka modelini eğitmenin maliyetinin 1 milyar doların üzerine çıktığını söyleyen Sarıkaya, "Türkiye gibi ülkelerde ise yapay zeka farkındalığı yeni yeni oluşuyor. Bu nedenle gelecekte şu soru önemli olacak: Kullandığımız yapay zekâ sistemleri ne kadar Amerika ve Çin’e bağımlı" diye konuştu.</p>

<p>Konuşmasında yapay zeka sistemlerinin bilişsel görevlerdeki performansına da değinen Sarıkaya, araştırmacıların insan zihninin yaptığı görevleri ölçmek için kullanılan benchmark veri setleri üzerinden karşılaştırmalar yaptığını belirtti. Sarıkaya, özellikle 2016 sonrası dönemde yapay zekanın bu testlerde insan seviyesini hızla aştığını söyledi: "Konuşma tanıma, dil anlama, kodlama, matematik ve soru yanıtlama gibi birçok alanda yapay zeka sistemlerinin performansı insan seviyesini geçti. Yeni bir benchmark tanımlandığında, yapay zeka çok kısa sürede bu seviyeyi aşabiliyor. Bu yüzden sürekli yeni testler geliştirmek gerekiyor."</p>

<h3>"Yapay zekanın insan zekasını geçtiği yeri göremiyoruz"</h3>

<p>Yapay zeka ile insan zekası arasındaki ilişkiyi değerlendiren Sarıkaya, yaygın ancak eksik bir yaklaşımın yapay zekayı insan zekasının içinde daha küçük bir alan olarak konumlandırdığını söyledi. Sarıkaya, daha doğru modelin iki zekanın kesişen ancak aynı zamanda birbirinden bağımsız alanlara sahip olduğunu belirterek şunları söyledi:</p>

<p>"Yapay zekayı insan zekasının içinde küçük bir elips gibi düşünmek yaygın ama doğru bir model değil. Daha doğru model, insan zekasıyla yapay zekanın bazı alanlarda kesiştiğini ancak yapay zekanın insanın kavrayamadığı alanlara da sahip olduğunu gösteriyor. Biz bu alanı gözlemleyemiyor olabiliriz ama bu onun var olmadığı anlamına gelmez."</p>

<h3>Genel Yapay Zeka tahminleri hızla öne çekildi</h3>

<p>Konuşmasında Genel Yapay Zeka (Artificial General Intelligence - AGI) kavramına da değinen Sarıkaya, AGI’nin tüm bilişsel görevleri insan seviyesinde gerçekleştirebilen sistemler anlamına geldiğini söyledi. Geçmişte bu hedefe ulaşmanın onlarca yıl uzakta görüldüğünü hatırlatan Sarıkaya, son gelişmelerin tahminleri dramatik biçimde değiştirdiğini belirterek, "Deep learning gelişmeden önce yapılan tahminlerde genel yapay zekaya ulaşmak için ortalama 80 yıl gibi süreler konuşuluyordu. GPT-3 ve benzeri büyük modellerin ortaya çıkmasıyla bu tahminler hızla aşağı indi. Bugün bazı analizler AGI’ye 2-5 yıl içinde ulaşılabileceğini söylüyor. Benim kişisel tahminim ise 2030 civarı" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Sarıkaya’ya göre artık tartışma "genel yapay zekaya ulaşılıp ulaşılamayacağı" değil, "ne zaman ulaşılacağı" üzerine yoğunlaşıyor.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.antalyahurses.com/images/media/2026/03/yapay-zekada-kuresel-yaris-cin-hizla-yaklasiyor.jpg</image>
                                <category>BİLİM-TEKNOLOJİ</category>
                <author>Barış Can Safa</author>
                <link>https://www.antalyahurses.com/yapay-zekada-kuresel-yaris-cin-hizla-yaklasiyor/549470</link>
                <pubDate>Wed, 11 Mar 2026 16:09:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Akdeniz Üniversitesi’nde İHA-1 pilotu eğitimi tamamlandı</title>
                                    <description>Akdeniz Üniversitesi Havacılık Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen İnsansız Hava Aracı (İHA-1) Pilotu Eğitimi tamamlandı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) yetkilendirmesiyle gerçekleştirilen eğitim, 24-27 Şubat tarihleri arasında Eğitim Kuruluşu yetkisine sahip merkezde yapıldı. Toplam 36 saat süren programda teorik ve uygulamalı eğitimlerin yanı sıra 4 saatlik Temel Radyo Haberleşme Eğitimi verildi. Eğitime 26 kursiyer katıldı.</p>

<p>Eğitim süreci, Merkez Müdür Yardımcısı Öğr. Gör. Ramazan Uyar ile İdari İşler Birim Sorumlusu Osman Özgürler koordinasyonunda yürütüldü. Eğitimlerde Doç. Dr. Dr. Ahmet Çoşgun, Öğr. Gör. Ramazan Uyar, Öğr. Gör. Levent Uzunsakal ve Öğr. Gör. Ömer Aydoğan görev aldı. Merkez Müdürü Doç. Dr. Dr. Ahmet Çoşgun, insansız hava araçlarının sivil ve ticari alandaki kullanımının hızla arttığını belirterek, bu doğrultuda nitelikli ve yetkin pilotları yetiştirmeyi hedeflediklerini belirtti.</p>

<p>Programı başarıyla tamamlayan kursiyerler, uluslararası geçerliliğe sahip -1 ticari pilot sertifikası almaya hak kazandı.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.antalyahurses.com/images/media/2026/03/akdeniz-universitesinde-iha-1-pilotu-egitimi-tamamlandi.jpg</image>
                                <category>BİLİM-TEKNOLOJİ</category>
                <author>Barış Can Safa</author>
                <link>https://www.antalyahurses.com/akdeniz-universitesinde-iha-1-pilotu-egitimi-tamamlandi/549156</link>
                <pubDate>Thu, 05 Mar 2026 14:10:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Keçilerine olan sevgisini teknolojiyle birleştirdi, anbean onları izliyor</title>
                                    <description>Antalya’nın Serik ilçesinde yaşayan Hüseyin Sarı, keçilerine olan sevgisini teknolojiyle birleştirdi. Ahırına kurduğu kamera sistemi sayesinde doğumları cep telefonundan anbean takip eden yetiştirici, yetim oğlağına ise adeta bir bebek gibi bakıyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Hayvancılığı sadece bir meslek değil, bir yaşam biçimi olarak gören yerel yetiştirici, keçileriyle kurduğu bağla görenleri şaşırtıyor. Kendisindeki bu tutkuyu "keçi hastalığı" olarak tanımlayan yetiştirici, ahırındaki düzeni ve hayvan sevgisini teknolojiyle modern bir boyuta taşıdı.</p>

<h3>7/24 dijital takip</h3>

<p>Ahırına yerleştirdiği kamera sistemi sayesinde evinden veya dışarıdayken hayvanlarını sürekli kontrol edebildiğini belirten Hüseyin Sarı, "Özellikle doğum sürecindeki keçiler için kamera sistem hayati önem taşıyor. Kameradan, yatıp kalkmasından, gerilmesinden doğumun yaklaştığını anlıyorum. Teknoloji sayesinde doğumda kayıpların önüne geçti" dedi.</p>

<h3>"Film izlemem, keçilerimi izlerim"</h3>

<p>Evde en büyük eğlencesinin kameradan hayvanlarını izlemek olduğunu anlatan Sarı, "Televizyondaki diziler veya filmler yerine vaktinin çoğunu kamera başında keçilerini izleyerek geçiriyorum. Bu bende bir tutku. Kameradan izlemek benim için en büyük eğlence" ifadesini kullandı.</p>

<h3>Ahırın maskotu oldu</h3>

<p>Sürü içerisinde yetim bir oğlağa özel ilgi gösterdiğini anlatan Hüseyin Sarı, "Oğlağı günde üç öğün biberonla besliyoruz. Kendi çocuklarımdan ayırmıyorum. Sabah, öğle ve akşam saat 10’da sütünü veriyoruz. Acıktı mı zaten sesini duyuruyoruz. Bu kadar çok ilgi gösterince, çocuklar bana ’onu bizden daha çok seviyorsun’ diyerek şaka yollu sitem ediyorlar" diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.antalyahurses.com/images/media/2026/03/kecilerine-olan-sevgisini-teknolojiyle-birlestirdi-anbean-onlari-izliyor.jpg</image>
                                <category>BİLİM-TEKNOLOJİ</category>
                <author>Barış Can Safa</author>
                <link>https://www.antalyahurses.com/kecilerine-olan-sevgisini-teknolojiyle-birlestirdi-anbean-onlari-izliyor/549040</link>
                <pubDate>Tue, 03 Mar 2026 11:21:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Robotik kodlama eğitimi başlıyor</title>
                                    <description>Muratpaşa Belediyesi, teknolojiye ilgi duyan çocuklara yönelik robotik kodlama eğitimlerini bu yıl da sürdürüyor. Abdullah Sevimçok Sivil Toplum ve İnovasyon Merkezi (ASSİM) Teknoloji Merkezi&#039;nde gerçekleştirilecek program, geleceğin mesleklerine temel oluşturmayı hedefliyor. Kontenjanla sınırlı olan eğitim için başvurular 23 Şubat&#039;ta sona erecek.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>ASSİM Teknoloji Merkezi'nde düzenlenecek eğitim sürecinde uzman eğitmenler eşliğinde yazılım geliştirme, algoritma mantığı, elektronik devre kurulumu ve sensör kullanımı gibi başlıklarda uygulamalı çalışmalar gerçekleştirilecek. Üç boyutlu yazıcılarla tasarımlarını ürüne dönüştürecek öğrenciler, teorik bilgiyi pratiğe aktarma imkanı bulacak.</p>

<p>Eğitim; problem çözme becerisi, analitik düşünme kapasitesi ve tasarım odaklı yaklaşımın gelişimine katkı sunmayı amaçlıyor. Eğitim kapsamında Arduino tabanlı projeler geliştirecek öğrencilerin, teknolojiyi yalnızca tüketen değil aynı zamanda üreten bireyler olarak yetişmeleri hedefleniyor.</p>

<p>Robotik kodlama kursuna kayıt yaptırmak isteyenler, belediyenin '444 80 07' numaralı Turunç Masa çağrı merkezi hattı üzerinden başvuru yapabilecek. 40 kişilik kontenjanla sınırlı olan programa 10- 14 yaş arası öğrenciler kabul edilecek.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.antalyahurses.com/images/media/2026/02/robotik-kodlama-egitimi-basliyor.jpg</image>
                                <category>BİLİM-TEKNOLOJİ</category>
                <author>Barış Can Safa</author>
                <link>https://www.antalyahurses.com/robotik-kodlama-egitimi-basliyor/548421</link>
                <pubDate>Wed, 18 Feb 2026 11:42:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Antalya’da geliştirilen yapay zekâ sanatçısı Ayros’a yoğun ilgi: Yorumlar yankı uyandırıyor</title>
                                    <description>Antalya’da geliştirilen yapay zekâ sanatçısı Ayros, dijital platformlarda yoğun ilgi görüyor. Ayros’u gerçek sanan kullanıcıların, &quot;Dövmesiz, edepli, kılık kıyafet düzgün, hiç kendinizi bozmayın’, ‘Nerelisin, kesin göçmensin oğlum’,  ‘Konser verse de gitsek’, ‘Yıllarca aradığım ses’, ‘Benim yakışıklı oğlum, bu sesi Allah nazarlardan korusun&quot;  yorumları öne çıkıyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya’da faaliyet gösteren bir yazılım şirketinin hazırladığı Türkiye’nin en gerçekçi yapay zekâ sanatçısı Ayros, internet ortamında geniş kitlelere ulaştı. Sosyal medya hesaplarında paylaşılan videolar milyonlarca görüntülenme alırken, yüz binlerce takipçiye ulaşan Ayros’un gerçek bir sanatçı zannedilmesi geniş yankı oluşturdu.</p>

<p>Yaklaşık 4 ay önce şirketin kendi yazılım projelerini tanıtma amacıyla geliştirilen Ayros, kirli sakallı, modern giyimli ve uzun boylu bir erkek karakter olarak tasarlandı. Yapay zekâ destekli vokal performanslarıyla bilinen eserleri seslendiren Ayros’un paylaşımları kısa sürede fark edildi.</p>

<h3>Gerçek sananların yorumları gündem oldu</h3>

<p>Ayros’un sosyal medya hesaplarına yapılan yorumlar, yapay zekâ karakterinin ne derece gerçekçi algılandığını ortaya koydu. Kullanıcıların yaptığı bazı yorumlar şöyle:</p>

<p>"O kadar içten söylemişsin ki ablacım, diline yüreğine sağlık", "Kaç defa dinledim sayamadım, bu kadar mı güzel söylenir", "Dövmesiz, edepli, kılık kıyafet düzgün, hiç kendinizi bozmayın", "Nerelisin kesin göçmensin oğlum, maşallah", "Keşke konser verse de gitsek", "Helal olsun sana yakışıklı oğlum", "Yıllarca aradığım ses", "Yapay zekâ olduğunu bilmeden dinliyordum", "Benim yakışıklı oğlum, bu sesi Allah nazarlardan korusun".</p>

<p>Ayros’un yapay zekâ olduğunu fark eden bazı kullanıcılar ise duruma inanmakta zorlandı.</p>

<h3>Ayros’un doğuş hikâyesi</h3>

<p>AyrosAİ’nin geliştiricisi Hakan Satılmış, projenin başlangıcını ve amacını anlattı. Satılmış, Ayros’un başlangıçta bir "influencer karakter" olarak kurgulandığını belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Ayros bir influencer olarak başlayıp daha sonra yapay zekâ sanatçısı olarak adlandırıldı. Biz bir yazılım firmasıyız. Mobil uygulamalar ve oyunlar geliştiriyoruz. Yazdığımız uygulamaları tanıtmak amacıyla yapay zekâ influencerları oluşturma fikriyle yola çıktık. Ayros da bu düşünceden doğdu."</p>

<p>Başlangıçta farklı karakterlerle müzik içerikleri üretildiğini aktaran Satılmış, dinleyici kitlesinin Ayros karakterine yoğun ilgi göstermesi üzerine projeyi tek bir karakter üzerinden sürdürmeye karar verdiklerini söyledi.</p>

<h3>Şarkılar yapay zekâ desteğiyle hazırlanıyor</h3>

<p>Ayros’un müzik üretim sürecine ilişkin bilgi veren Satılmış, şarkı seçiminde halkın beklentilerini dikkate aldıklarını belirterek, "İlk etapta bilinen eserleri coverladık. Ayros’un kendine ait şarkıları da var. Algoritma tabanlı teknolojiden faydalanarak düzenliyoruz. Anadolu Rock tarzında ilerliyoruz. Sadece şarkı üretmek yetmiyor, duyguyu aktarabilmesi için görüntü ve klip süreci de gerekiyor."</p>

<p>Özellikle 80’li ve 90’lı yılların müziklerini seven kitleden yoğun talep aldıklarını ifade eden Satılmış, Türk Halk Müziği ve Türk Sanat Müziği eserlerine yönelik isteklerin arttığını kaydetti.</p>

<h3>"Yapay zekâ tehdit değil, alternatif"</h3>

<p>Yapay zekâ sanatçılara yönelik tartışmalara da değinen Satılmış, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>"Yapay zekâ hiçbir şekilde tehdit değil. Tam tersi, alternatif ve destekleyici bir teknoloji, doğru kullanılırsa sektöre ciddi fayda sağlayacaktır."</p>

<h3>"Neden bu kadar terliyor" yorumları bile geldi</h3>

<p>Ayros’un görsel gerçekçiliğinin kullanıcı yorumlarına da yansıdığını belirten Satılmış, karaktere yapılan bazı ilginç geri dönüşleri şöyle anlattı: "Takipçiler Ayros’u oğulları gibi sahiplendi. Şarkılardan çok görüntüsünü inceleyenler oldu. ‘Çok terliyor’, ‘Saçı yağlı’, ‘Bir doktora götürün’ şeklinde yorumlar aldık. Bu da hoşumuza gidiyor. Çünkü insanlar onu gerçek bir sanatçı gibi görüyor."</p>

<h3>Hedef canlı performans</h3>

<p>Projenin gelecek planlarına ilişkin konuşan Satılmış, Ayros’un ileride canlı konseptlerde yer almasını hedeflediklerini söyleyerek, şöyle devam etti: "İlk etapta Ayros’un insanlarla anlık iletişim kurabileceği, radyo programlarına sesli olarak katılabileceği bir sistem üzerinde çalışıyoruz. Hedefimiz, herhangi bir müdahale olmaksızın Ayros’un kendi başına konuşabilmesi. İlerleyen süreçte televizyonlarda görüntülü ve canlı yayın bağlantılarında yer almasını planlıyoruz. Hatta gelecekte röportajları benim yerime Ayros’un gerçekleştirmesini amaçlıyoruz. Bir sonraki aşamada ise projeyi sahneye taşımayı hedefliyoruz. Dünya genelinde ilgi gören yapay zekâ sanatçıları bulunuyor. Eurovision benzeri formatlarda, ileride yapay zekâya özel yarışmaların düzenlenebileceğini öngörüyoruz. Ayros’un da bu tür organizasyonlarda yer alabileceğini düşünüyoruz."</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.antalyahurses.com/images/media/2026/02/antalyada-gelistirilen-yapay-zeka-sanatcisi-ayrosa-yogun-ilgi-yorumlar-yanki-uyandiriyor.jpg</image>
                                <category>BİLİM-TEKNOLOJİ</category>
                <author>Barış Can Safa</author>
                <link>https://www.antalyahurses.com/antalyada-gelistirilen-yapay-zeka-sanatcisi-ayrosa-yogun-ilgi-yorumlar-yanki-uyandiriyor/548369</link>
                <pubDate>Tue, 17 Feb 2026 12:01:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Görgün: &quot;2026’da Kızıl Elma’nın ilk teslimatına başlayacağız&quot;</title>
                                    <description>Antalya’da düzenlenen 5’inci Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı kapsamında gerçekleştirilen &quot;2025 Yılı Gerçekleşmeler ve 2026 Yılı Hedefler Basın Buluşması&quot;nda konuşan Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, 2025 ihracat performansını ve 2026 hedeflerini değerlendirdi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya’nın Serik ilçesindeki Belek Turizm Merkezi’nde düzenlenen basın buluşmasına, Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün ile savunma sanayiinin önde gelen şirketlerinin üst düzey yöneticileri katıldı. Toplantıda 2025 yılı performansı ve 2026 yol haritası ele alındı. Görgün, ihracatı bir satış kalemi olarak görmediklerine dikkat çekerek, "Bizim için ihracat; stratejik etki, sürdürülebilir üretim ve jeopolitik dayanıklılık anlamına geliyor. Savunma sanayi ihracatına bu perspektifle bakıyor ve tüm planlamamızı buna göre yapıyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<h3>"10 milyar dolar ihracat, 18 milyar dolar yeni sözleşme"</h3>

<p>2025 yılı ihracat verilerini değerlendiren Görgün, ulaşılan seviyenin tarihi bir eşik olduğuna işaret etti. Son 20 yılda savunma sanayiinde yaşanan dönüşüme dikkat çeken Görgün, şunları söyledi:</p>

<p>"10 milyar doların üzerindeki ihracat gerçekten çok önemli bir rakam. Yirmi yıl önce 250 milyon dolar seviyesinde olan bir ihracattan bugün bu noktaya gelmek, yaklaşık kırk katlık bir büyümeyi ifade ediyor. Bununla birlikte, 2025 yılında şirketlerimizin yaklaşık 18 milyar dolarlık yeni sözleşme imzalaması da sektörün sürdürülebilirliği açısından son derece kıymetlidir."</p>

<h3>"Ekosistem yönetimi"</h3>

<p>2025 yılında sanayileşmeyi "ekosistem yönetimi" yaklaşımıyla ele aldıklarını belirten Görgün, tedarik zincirinin tamamına yayılan bir yapı oluşturduklarını söyledi. Yan sanayi ve KOBİ’lerin bu yapıdaki rolüne dikkat çeken Görgün, "Başkanlığımız yalnızca tedarik süreçlerini yönetmez; stratejik yönlendirme, kapasite geliştirme ve teknoloji transferini birlikte yürütür. Bu nedenle sözleşme bedellerinin en az yüzde 21’inin yan sanayi ve KOBİ’lere verilmesini zorunlu kılıyoruz. Ayrıca bu işlerin en az yüzde 70’inin EYDEP sertifikalı firmalar tarafından yapılmasını esas alıyoruz" diye konuştu.</p>

<h3>"22 adet Hürkuş teslimatını tamamlamayı planlıyoruz"</h3>

<p>2026 yılı hedeflerinde havacılık ve insansız sistemlerin öne çıktığını belirten Görgün, Kızıl Elma, KAAN ve TB3 projelerine ilişkin takvimi paylaştı. Görgün, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>"2026 yılında Kızıl Elma insansız savaş uçağının ilk teslimatlarını son kullanıcılarımıza yapmayı hedefliyoruz. KAAN projesinde geliştirme ve prototip aşamalarına ilişkin sözleşmeleri daha önce imzalamıştık; bu kapsamda altı prototipin üretilmesine yönelik sürecimiz devam ediyor. Bu yıl içerisinde Savunma Sanayii İcra Kurulu’nda KAAN’ın seri üretimine ilişkin kararların alınmasını bekliyoruz ve çalışmalarımızı bu doğrultuda sürdürüyoruz. Gemiden kalkış ve iniş kabiliyetine sahip TB3 insansız hava araçlarımız, TCG Anadolu ile birlikte uluslararası tatbikatlara katılmaya başladı. TB3’ün, yapay zekâ yetenekleriyle desteklenen yapısı sayesinde hem ulusal hem de uluslararası görevlerde öne çıkacağını değerlendiriyoruz. Aynı şekilde TB2 platformunda da yapay zekâ destekli yeni kabiliyetler üzerinde çalışmalarımız devam ediyor. Gökbey helikopterimizde TS1400 turboşaft motorunun platform üzerindeki testlerini sürdüreceğiz. Hürkuş eğitim uçağımızın teslimatları bu yıl başlıyor; kullanıcılarımıza ilk uçakları teslim edeceğiz ve toplamda 22 adet Hürkuş teslimatını tamamlamayı planlıyoruz. KAAN’ın özgün motoru kapsamında ise 2026 yılı içerisinde PDR süreçlerini tamamlamayı ve CDR sözleşmesini imzalamayı hedefliyoruz."</p>

<h3>Deniz ve denizaltı platformları: AKYA, MİDLAS, Murat Reis</h3>

<p>Stratejik sistemlerde deniz ve denizaltı kabiliyetlerinin 2026 hedeflerinde önemli yer tuttuğunu vurgulayan Görgün, seri üretim ve teslimat sürecine girilecek projeleri şöyle anlattı:</p>

<p>"Stratejik sistemlerde 2026 yılı hedeflerimiz, caydırıcılığı artıran kabiliyetlerde yüksek adetli teslimatların gerçekleştirilmesi ve kritik eşiklerin tamamlanması üzerine odaklanıyor. Seri üretim süreçlerine giren ürünlerimizin, daha önce imzalanan sözleşmeler kapsamında ordumuza teslimatları hız kazanacak; Roketsan başta olmak üzere ilgili şirketlerimiz bu teslimatları sözleşme takvimlerinden önce gerçekleştirmek üzere gerekli altyapı çalışmalarını yürütüyor. Bu altyapıların bir bölümü hâlihazırda faaliyete geçmiş durumda, kalan kısmının da bu yıl içerisinde tamamlanmasını öngörüyoruz. Hava savunma ve füze sistemleri projeleri kapsamında yüksek adetli teslimatlar yapılacak; bu süreçte Makine ve Kimya Endüstrisi de üretim kabiliyetleriyle önemli bir rol üstlenecek. Önemli seri üretim başlangıçlarımızdan biri olan AKYA torpidosunda 2026 yılı itibarıyla seri üretim sürecine fiilen geçilmiş olacak. Deniz ve denizaltı platformlarımız için kritik bir güç çarpanı olan torpido sistemlerinde, testleri tamamlanan ürünlerin seri üretime alındığı bir yıl yaşayacağız. Muharip gemilerimizde MİDLAS entegrasyonunu tamamlayarak bu kabiliyeti envantere kazandıracağız. Bunun yanı sıra, ihracat lisansına sahip farklı silah ve mühimmat sistemlerinin yerli ve milli olarak geliştirilmesine yönelik sözleşmeleri imzalayacağız. Geniş bir kalibre yelpazesinde yürüttüğümüz çalışmaların bir bölümü tamamlandı, kalan kısmında ise yerlileştirme süreçleri devam ediyor; prototip ve ön geliştirme aşamalarını tamamlayan projelerimizi seri üretime geçireceğiz. 2026 yılı, aynı zamanda yüksek güçlü lazer sistemlerine sahip ülkeler arasına katılacağımız bir dönem olacak. Bulut programı da bu hedefler arasında önemli bir yer tutuyor; tasarım çalışmalarını tamamlayarak pilot uygulamayı belirleyecek ve ilk merkezde bulut altyapısını faaliyete geçireceğiz."</p>

<h3>Radar ve elektronik harp</h3>

<p>Radar ve elektronik harp kabiliyetlerine ilişkin 2026 hedeflerini de paylaşan Görgün, yüksek adetli teslimatlara vurgu yaparak, "Katmanlı hava savunma konsepti kapsamında, ALP radarları serisinden 100G ve 300G radarlar ile erken ihbar radarlarımızı en az ikişer adet olmak üzere bu yıl envantere kazandırmayı planlıyoruz. ASELSAN, bu projelerde sözleşme sürecini beklemeden stoka üretim yaklaşımıyla faaliyetlerini sürdürüyor. Elektronik harp alanında ise KORAL Harp Sistemi’nin gelişmiş versiyonu olan KORAL 200’ü bu yıl envantere dahil edeceğiz. Elektronik harp ve taarruz sistemlerimizden İLGAR’ın ikinci versiyonunun teslimatlarını tamamlayacağız. Kara sistemleri tarafında, seri üretim kapsamında çift haneli sayılarda tank üretimini gerçekleştirerek bu yıl Kara Kuvvetlerimize teslim edeceğiz. Ayrıca farklı konfigürasyonlara sahip orta sınıf insansız kara araçlarını envantere kazandıracak yeni projeleri de başlatacağız. Deniz Kuvvetlerimiz için Murat Reis denizaltısı envantere girecek; TCG 18 Mart denizaltısının modernizasyon süreci bu yıl tamamlanacak. Yerli füze ve radar sensörlerine sahip altıncı gemimiz TCG İzmir de bu kapsamda hizmete alınacak" şeklinde konuştu.</p>

<h3>Uzay, askeri 5G-6G ve ağ merkezli harp</h3>

<p>Uzay tabanlı kabiliyetler ile askeri haberleşmenin 2026 hedeflerinde belirleyici olduğunu belirten Görgün, Gökbağı projesine dikkat çekti. Görgün, "Yakın yörünge uydularında askeri 5G ve 6G haberleşme altyapısını hedefleyen Gökbağı projesini 2026 yılında başlatacağız. Bu proje, ağ merkezli harp, platformlar arası veri paylaşımı ve gerçek zamanlı komuta-kontrol açısından kritik öneme sahip. Uzay, savunma sanayiinde artık tamamlayıcı değil, ana bileşen haline gelmiştir" dedi.</p>

<h3>Kara sistemleri ve amfibi kabiliyetler</h3>

<p>Kara ve amfibi unsurlara ilişkin hedefleri de açıklayan Görgün, yeni platformların envantere gireceğini belirterek, "Farklı konfigürasyonlarda orta sınıf insansız kara araçlarını envantere kazandıracak projeleri başlatacağız. Seri üretim kapsamında tank üretimlerini hızlandırarak Kara Kuvvetlerimize teslim edeceğiz. Amfibi harekât için 4 adet LCT’yi Deniz Kuvvetlerimize, 70 botu da Kara Kuvvetlerimize teslim edeceğiz" ifadelerini kullandı.</p>

<h3>Kuantum, lazer ve bulut programı</h3>

<p>Ar-Ge yönetimi kapsamında ileri teknoloji başlıklarına da değinen Görgün, 2026 yılında bu alanlarda önemli adımlar atılacağını söyleyerek, "Kuantum teknolojilerinde süperiletken kuantum işlemci birimi QPU geliştirme projesini başlatıyoruz. Yüksek güçlü lazer sistemlerine sahip ülkeler sınıfına giriş yapacağımız sözleşmeleri imzalayacağız. Bulut programında ise tasarım çalışmaları tamamlanacak ve pilot merkezde altyapı faaliyete geçecek" dedi.</p>

<h3>Roketsan: "750 milyon doların üzerinde ihracat gerçekleştirdik"</h3>

<p>Basın buluşmasında ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de 2025 performansına ve küresel büyüme stratejisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sektör ihracatının 10 milyar doları aşmasının önemli bir eşik olduğunu vurgulayan İkinci, Roketsan’ın bu tabloya güçlü katkı sağladığını belirtti. İkinci, "10 milyar doları geçmiş bir sektör ihracatı var ve bu ihracata büyük oranda katkı sağlayan Roketsan, 750 milyon doların üzerinde ihracat gerçekleştirdi. 2025 yılı bizim için çok ciddi başarılar elde ettiğimiz bir yıl oldu; mevcut sipariş miktarımızı iki katına çıkardık. Hem ihracat hem de yeni sözleşmelerle proje büyüklüğümüz iki katına çıktı; yılı yüzde 55’in üzerinde artışla kapattık ve büyümemiz dolar bazında yüzde 50’nin üzerinde devam ediyor" dedi.</p>

<p>İkinci, seri üretime geçen yeni ürünlerle birlikte teslimatların sürdüğünü, Ar-Ge ve test faaliyetlerinin de yoğun biçimde devam ettiğini belirterek, "AKATA ve Tayfun gibi yeni ürünlerin seri üretimlerine 2025 yılı içerisinde başladık; bu yıl da teslimatlar sürecek. Bununla birlikte yeni ürünlerimizin geliştirme faaliyetlerini de eş zamanlı yürütüyoruz. 2025 yılı boyunca 850 gün test gerçekleştirdik; ekiplerimizin sahada farklı testleri eş zamanlı yürüttüğü, son derece yoğun bir yılı geride bıraktık" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Küresel pazarlarda büyüme hedefinin altını çizen İkinci, uluslararası iş birliklerinin önemine dikkat çekerek, "Roketsan olarak en büyük stratejimiz globalde ve yurt dışında büyümek. Bu kapsamda birçok uluslararası şirketle iş birlikleri kurarak üretimlere başladık; bu üretimler müşteri portföyümüzü hızla genişletiyor. Ürünlerimiz Uzak Doğu’dan Amerika kıtasına kadar 40’tan fazla ülkede kullanılıyor; bazı bölgelerde üretim faaliyetleri de başlamış durumda. Orta Doğu, Afrika ve Uzak Doğu’da Avrupa ile birlikte hızlı bir büyüme potansiyeli yakalamış durumdayız" diye konuştu.</p>

<h3>MUGEM, TCG Anadolu’nun 3 katı büyüklüğünde</h3>

<p>Milli uçak gemisi projesi MUGEM’e ilişkin bir soruyu da yanıtlayan Haluk Görgün, Türkiye’nin mevcut bayrak gemisi TCG Anadolu ile karşılaştırmalı değerlendirmede bulundu. Görgün, MUGEM’in ölçek ve kabiliyet açısından çok daha ileri bir platform olacağını belirterek, "Şu anda Türkiye’nin bayrak gemisi olan TCG Anadolu’nun yaklaşık üç katı büyüklüğünde, 60 bin tonluk bir geminin inşa edilmesini planlıyoruz" dedi. Projenin kurumlar arası eş güdümle yürütüldüğünü vurgulayan Görgün, "Savunma Sanayii Başkanlığımız, İstanbul Tersane Komutanlığımız ve Deniz Kuvvetleri Komutanımızın bizzat proje yönetiminde sorumluluk aldığı, son derece önem verdiğimiz platformlardan bir tanesidir. Denizcilik, askerî denizcilik ve tersanecilik alanlarında kabiliyeti bulunan, katkı sunabilecek tüm üreticilerle birlikte bu platformu mümkün olan en kısa sürede tamamlayarak donanmamıza teslim etmeyi hedefliyoruz" dedi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.antalyahurses.com/images/media/2026/02/gorgun-2026da-kizil-elmanin-ilk-teslimatina-baslayacagiz.jpg</image>
                                <category>BİLİM-TEKNOLOJİ</category>
                <author>Barış Can Safa</author>
                <link>https://www.antalyahurses.com/gorgun-2026da-kizil-elmanin-ilk-teslimatina-baslayacagiz/547582</link>
                <pubDate>Sun, 01 Feb 2026 13:02:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Cevdet Yılmaz: Avrupa, başkalarına güvenerek yola devam edemeyeceğini gördü</title>
                                    <description>CumhurbaşkanıYardımcısı Cevdet Yılmaz, &quot;Avrupa&#039;nın güvenliği şu anda çok yoğun bir tartışma sürecinden geçiyor. Avrupa, başkalarına güvenerek yola devam edemeyeceğini, kendi çarelerini aramak gerektiğini gördü&quot; dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya'da düzenlenen '5'inci Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı'na Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Savunma ve Havacılık Sanayii İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Mehmet Demiroğlu, Türkiye İhracatçılar Meclisi Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Gültepe, milletvekilleri, savunma ve havacılık sektöründe çalışan şirket temsilcileri katıldı.</p>

<h3>'DÜNYADA GÜÇ DENGELERİ DEĞİŞTİ'</h3>

<p>Programda konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, dünyada güç dengelerinin değiştiğini söyledi. Yılmaz, “Dünyanın bugün geldiği noktayı, küresel eğilimleri çok iyi analiz etmemiz lazım. Küresel düzeyde güvenlik endişelerinin ön plana çıktığı, belirsizliklerin yükseldiği bir dönemden geçiyoruz. Bölgemizde jeopolitik gerilimlerden bunu görüyoruz, küresel ölçekte de yaşananlar gözlerimizin önünde cereyan ediyor. Venezuela'dan Gazze'ye, Ukrayna ve Rusya meselelerine varıncaya kadar örneklerini de görüyoruz. Dünyada güç dengeleri değişiyor. Ekonomik güç dengeleri değişiyor her şeyden önce. Dolayısıyla yaşadıklarımız belki siyasi kişiliklerin tercihlerinin, tarzlarının çok ötesinde yapısal bir dönüşüme işaret ediyor" dedi.</p>

<p>Teknolojik dönüşümün tüm dünyayı etkilediğini belirten Yılmaz, "Uzak Doğu'da yükselen ekonomik güçler var, dünyadaki ekonomik dengeler farklılaşıyor, değişiyor. Bunun getirdiği gerilimler ve belirsizlikler şu anda dünyayı derinden etkiliyor. Bu kısa bir süre devam edecek bir mesele de değil, önümüzde uzun bir süre hepimizi etkileyecek bir ortam. Bu da güvenlik endişelerini artırıcı ve tüm dünyada silahlanmayı, güvenliğe daha çok harcama yapmayı destekleyici bir ortam oluşturuyor. Dünyada bir taraftan da büyük bir teknolojik dönüşüm var. Bu teknolojik dönüşüm de yine küresel ortamı derinden etkiliyor" diye konuştu.</p>

<h3>‘AVRUPA SAVUNMA ALANINA DAHA FAZLA KAYNAK AYIRACAK’</h3>

<p>NATO’nun harcama hedeflerini artırdığını söyleyen Yılmaz, “Jeopolitik gerilimlerin, belirsizliklerin arttığı, teknolojik dönüşümün yapay zeka merkezli hızlandığı bir ortamda stratejilerimizi belirlemek durumundayız. Bunu somut olarak NATO'nun hedeflerinde görüyoruz. 2035'te milli gelire oranla yüksek oranda harcama hedefleri konmuş durumda. Bunu yine Avrupa Birliği'nin tartışmalarında görüyoruz. Avrupa'nın güvenliği şu anda çok yoğun bir tartışma sürecinden geçiyor. Avrupa, başkalarına güvenerek yola devam edemeyeceğini, kendi çarelerini aramak gerektiğini gördü. Rusya-Ukrayna çatışması bağlamında özellikle. Bir taraftan da ABD’nin 'Artık bu maliyeti ben tek başıma yüklenmek istemiyorum' yaklaşımını görmüş durumda. Dolayısıyla Avrupa, savunma alanına çok daha fazla kaynak ayıracak" dedi.</p>

<h3>‘ERKEN YOLA ÇIKTIĞIMIZ İÇİN TÜRKİYE AVANTAJLI KONUMDA’</h3>

<p>Yılmaz, daha önce savunma alanına çok ilgi göstermeyen Uzak Doğu ülkelerinin yoğun şekilde güvenlik ve savunmayı tartışır hale geldiğini, Türkiye’nin de buna göre hareket etmek zorunda olduğunu belirtti. Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti:</p>

<p>“Bir ülkenin güvenliği sadece silahlarla ölçülemez. Ekonomisinden kültürel boyutuna, idari yapılanmasına, hukuk düzenine varıncaya kadar bütün kurumlarıyla, bütün temel dayanaklarıyla güçlü olmak durumundasınız. Burada savunma sanayii, bu genel yapı içinde olduğu zaman anlam ifade ediyor. Küresel ortam içinde erken yola çıktığımız için Türkiye avantajlı bir konumda. Cumhurbaşkanımız çok daha erken bir aşamada savunma sanayisinin arkasına güçlü bir irade koydu. Savunma sanayii, arkasına güçlü bir siyasi irade koymadan mesafe alabileceğiniz bir sektör değil. Türkiye bu avantajını çok iyi kullanmak durumunda. Erken yola çıkmanın avantajını en üst düzeyde değerlendirmek durumundayız."</p>

<p>Savunma sanayisinde 100 bin istihdam olduğunu söyleyen Yılmaz, “Bugün 3 bin 500'ü aşkın firma, 1400'ün üzerinde proje yürütüyor. 100 bin civarında nitelikli istihdam var. Yakın bir gelecekte 150 bini hedefliyoruz. 20 milyarın üzerinde bir ciro büyüklüğü söz konusu. Yüzde 80'in üzerinde yerlilikle üretim yapan bir sanayimiz var. 185 ülkeye, neredeyse dünyanın tamamına ihracat yapan bir savunma sanayimiz var. Geçmişte paramızı ödediğimiz halde bize satılmayan ürünleri, bugün dünyanın dört bir yanına parası mukabilinde satar hale gelmiş durumdayız. Aslında bu, Türkiye'nin bence son çeyrek yüzyılını özetliyor. 10 milyar doları aştık. Orta Vadeli Program'ımızda 2028'de bu hedefi koymuştuk. Şimdiden geçtiniz" dedi.</p>

<p>Türkiye’nin çift haneli ihracatçı ülkeler arasında kalıcı şekilde yer alması gerektiğini belirten Yılmaz, “Satın alma gücüne göre dünyanın 11’inci büyük ekonomisiyiz. Savunma sanayisinde ise ilk 10 ihracatçı ülke arasına girmiş durumdayız. Yeni hedefler belirlememiz lazım. Artık bu yeni teknolojilerin, yapay zekanın çok daha etkili şekilde sisteme girmesi gerekiyor. Ürün bazlı ortaklıkların daha fazla gelişmesi lazım. ABD dünyanın en zengin ülkesi, orada bile bir ürün geliştirirken birçok ülkeyi işin içine dahil ediyorlar. Başkalarının ürettiği sistemlerle ülkelerin nereye kadar yürüyebileceğini çevremizdeki bazı örneklerden görmüş olduk. Kendi ürünlerimizi geliştirmek durumundayız. Savunma sanayisi güçlü olmayan bir ülkenin uluslararası politikada bağımsız tutum alması zor" diye konuştu.</p>

<h3>‘EKONOMİMİZDE EN BÜYÜK MESELE CARİ AÇIK MESELESİ’</h3>

<p>Savunma sanayisinin cari açığın düşmesine destek olduğunu belirten Yılmaz, “Bizim ekonomimizde en büyük mesele, cari açık meselesidir. Hem ihracat artışıyla hem ithalat ikamesiyle savunma sanayimiz cari açığın kalıcı bir şekilde düşmesine ciddi katkı sunuyor. Önümüzdeki dönemde bunu çok daha belirgin bir şekilde görmüş olacağız. Nitelikli istihdamla, katma değeri yüksek üretimle daha büyük gelir oluşturmuş oluyoruz. Savunma sanayisinde gelişen teknolojiler bir süre sonra sivil endüstrilere de sirayet ediyor. Neden sağlık endüstrilerinde de savunma sanayiinde olduğu gibi yerli ve milli üretimi çok daha yükseklere taşımayalım" dedi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.antalyahurses.com/images/media/2026/01/cevdet-yilmaz-avrupa-baskalarina-guvenerek-yola-devam-edemeyecegini-gordu.jpg</image>
                                <category>BİLİM-TEKNOLOJİ</category>
                <author>Barış Can Safa</author>
                <link>https://www.antalyahurses.com/cevdet-yilmaz-avrupa-baskalarina-guvenerek-yola-devam-edemeyecegini-gordu/547479</link>
                <pubDate>Fri, 30 Jan 2026 13:32:00 +0300</pubDate>
            </item>
            </channel>
</rss>
