Reklam
Bugun...
Reklam
Reklam
ÇİZGİ DÜNYASININ BABASI


MÜGE BAYOL
muge@antalyahurses.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 07-10-2017 10:28

Hayallerinin peşini asla bırakmayanların yaşamları için güzel bir örnekleme.

Ünlü Walt Disney’in yaşam hikâyesi:

Walter Elias Disney, 1901 yılında Chicago’da kendi halinde çiftçilik yapan yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiş. Onun diğer çocuklardan farklı kılan şey ise hayal dünyasının çok geniş olmasıymış. Çevresindeki hayvanları inceliyor, onların insanlara benzeyen özelliklerini düşünüyor, öyle ki hayalinde bir devekuşuna bale yaptıracak kadar tüm bunları kafasında canlandırıyormuş. Disney büyüdükçe bu özelliklerini çizgiye dökerek geliştirmiş. Hatta zamanının önemli bir bölümünü hayvanat bahçelerinde geçiriyormuş. Dostları onun zaman içinde hayvanların konuşmalarını anlayacak noktaya ulaştığını düşünüyormuş. Disney, tüm bunları çizgi filme dökmek üzere çizimlerini sürdürüyormuş. Çizimlerini gösterdiği Kansas City Star’ın yayın müdürü, Disney’in hiçbir yeteneğinin olmadığını söyleyerek umutlarını yıkmış… Walt Disney artık çok az bir paraya kilise için resimler çiziyor, stüdyo olarak da babasının garajını kullanıyormuş. Ama Walt Disney yılmamış, hayalinin peşinde koşmuş… Sonunda kendisini ifade edebileceği ortamları yaratmış… Ve bir zamanlar babasının garajında hareketlerini gözlediği farenin adı, ünlü çizgi film kahramanı Mickey Mouse olmuş, ardından neşeli tavşan Oswald ve diğer ünlü Walt Disney karakterleri doğmuş…

İşte, hayallerinin peşinden koşan bir insanın yaşam öyküsünden küçük bir kesit…

 

HAYALLERİNİN PEŞİNDEN GİTTİ

Kayıp Balık Nemo, Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler, Aslan Kral, Külkedisi Sindrella, yalan söyledikçe burnu uzayan Pinokyo, sevimli köpekler 101 Dalmaçyalı, Uyuyan Güzel... Bu karakterleri hayatımıza kazandıran kişi Walter Elias Disney; yani hepimizin yakından tanıdığı ve çoğumuzun onu da bir çizgi karekter sandığı Walt Disney...

İrlanda göçmeni bir ailenin oğlu olan Disney, Elias Disney ve Flora Call’un beş çocuğundan biri olarak 1901 yılında Chicago’da dünyaya geldi. Bir yandan okula, bir yandan da Chicago Sanat Enstitüsü’ne giderken 16 yaşında eğitimini yarıda bırakan ve ambulans şoförü olarak orduya yazılan Disney, 1919’a kadar Fransa’da Kızıl Haç’ta çalıştıktan sonra Amerika’ya geri döndü. Kansas’ta bir reklam atölyesinde kendisi gibi çizgilere düşkün Ub Iwerks ile tanışan Disney, onunla birlikte Iwerks-Disney Commercial Artists’i kurdu. Ancak onun gerçek yeteneği olan animasyona yönelişi Hollywood’a gelmesi ve Robert amcasının garajında küçük bir stüdyo kurması ile gerçekleşti. Los Angeles’ta kurduğu bu küçük stüdyoda hayata geçirmeyi planladığı çizgi film ise neredeyse yarısını tamamlamış olduğu küçük bir kız ve beraberindeki animasyon karakterlerden oluşan Alice Harikalar Diyarı idi.

Alice serisinin oldukça başarı kazanmasına rağmen yeterli talebi görmemesi Walt Disney’i, yeni bir karakter üzerinde çalışmaya yöneltti: Şanslı Tavşan Oswald.

 

BİR FARE DOĞUYOR

Walt Disney’in Şanslı Tavşan Oswald’ın ardından hayalini kurduğu bir sonraki çizgi karakter Mickey Mouse’tu. Önceleri bu karektere Mortimer adını vermişti ama eşi Lilly’in önerisiyle ismi Mickey oldu. Mickey Mouse eleştirmenler tarafından, en önemlisi de halk tarafından sevildi. Mickey’ın başarısı ile yeteri kadar para kazanan Disney, bu birikimini en yetenekli animasyoncuları bünyesine katmak ve yeni şirketler kurmak için harcadı.

Mickey’ın yıldızı giderek parladı ve ünlü animasyon tarihçisi Charles Solomon’un da dediği gibi, “Sevimli fare, dünyanın en sevilen animasyon karakteri Felix’in ışığını söndürdü.” ...ve bu düşüncesinin tutmayacağını söyleyenleri yanılttı

Aynı zamanda iş adamı zekâsını kanıtlamak istercesine Walt Disney, Temel Reis gibi Mickey Mouse ile yarışan rakipleri karşısında yeni bir adım atarak ilk uzun süreli ve renkli animasyon müzikali üzerinde çalışmaya başladı. Bu işin başarısız olacağına dair yapılan tüm eleştirilere kulak tıkayan Walt, 1937’de romantizm dolu mükemmel bir hikâye olarak tanımladığı Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler (Snow White and 7 Dwarfs) hikâyesini bir Amerikan masalına dönüştürdü. Film, Disney'e birçok Oscar getirdi.

 

1940 yılında; çalışanlarının çocuklarıyla birlikte eğlenebileceği özel bir park kurma düşüncesini hayata geçiren Walt Disney, beş yıl içinde Disneyland projesini oluşturdu... Bu projede çalışan ‘hayal mühendislerine’; “-Disneyland’ın dünyadaki en inanılmaz yer olmasını ve içinde parkı boydan boya gezen bir tren olmasını istiyorum” demişti.

1955'te California - Los Angeles'ın güneyinde Anaheim'da ilk Disneyland eğlence parkını açan Walt Disney, ardından Florida eyaletinin Orlanda kentinde ikinci eğlence parkının açılışını yaptı. Bu parklar Paris ve Tokyo'da da açıldı.

 

Babası, “sanatçı olacağım” dediğinde ona destek olmayacağını söylese de;  o, hayallerinden ve rüyalarından vazgeçmedi...

65 yaşında yaşamını yitiren (15 Aralık 1966) çizgi dünyasının babası Walt Disney, yarattığı karakterler, ilham kaynağı olduğu filmler ve çizgi dizilerin yanında / 40 otel, 11 park, 2 su parkı, 8 büyük stüdyo, 6 plak firması, 11 televizyon kanalı ile büyük bir ticari başarı olarak halen aramızda...





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
YUKARI